Gençliği Olmayan Bir Toplumun Geleceği Hiç Olmaz...


Gençliği Olmayan Bir Toplumun Geleceği Hiç Olmaz...
    Bir toplum müstakbelini sadece sağlam bir gençlik üzerine bina edebilir. Ahlaklı, faziletli, vatanperver, ileri görüşlü ve vizyonu olan gençler bir toplumu çağın ötesine taşıyabilir. Nebevi şuura vakıf, dini ve kültürel değerlerine saygılı ve bu kavramları yaşantısıyla içselleştirmiş bir gençliğe sahip olan milletlerin sırtı asla yere gelmez.
    Gençlerini ihmal etmiş, değersizleştirmiş, onlarla iletişimi kesmiş toplumlar, ne kadar büyük ve güçlü bir medeniyete sahip olsalar da, ne kadar bilim ve sanatta ileri gitseler de, bir gün mukadder olan yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadırlar.
    Genç kuşaklar; internet kafe, kahvehane, oyun salonu ve televizyon gibi vakitlerini zayi ettikleri ortam ve mekânlardan çıkartılıp, alternatif etkinliklerin içine çekilmelidir. Adeta su gibi harcanmalarına, avuçlarımızın arasından kaybolmalarına fırsat verilmemelidir. Onların önündeki engeller kaldırılarak, sivil toplum kuruluşlarıyla tanıştırılmalıdırlar. Vatana ve millete, hatta insanlığa faydalı birer bireyler haline dönüştürülmelidirler. 
    Spor turnuvaları, yurt içi gezileri, kültürel, bilimsel ve sanatsal aktivitelerin yanı sıra, konferans, panel, seminer gibi kişisel yeteneklerini geliştirecek, bilgi dağarcığını artıracak, zihin, kalp ve ruhunu açacak faaliyetlerin içinde değerlendirilmelidirler.
    Züleyha'nın teklifini reddeden Hz Yusuf gibi imanlı, Hz Ömer gibi adaletli, İstanbul'u genç yaşta fetheden Fatih Sultan Mehmet gibi şecaatli ve özgüvenli, 15 Temmuz Darbe girişiminde hain generali alnının ortasından vurarak darbenin seyrini değiştiren şehit Ömer Halisdemir gibi  cesaretli, 
vatanperver ayrıca insanların ve Müslümanların sorunlarına karşı duyarlı, üretmeyi kendine esas almış, çalışkan gençler yetiştirme-
liyiz.
    Memleketin içinde ve dışındaki düşmanlar her türlü oyunu oynarken, ülke olarak birlik ve beraberliğimize kast edilmişken, gençlere daha çok sarılmalı, onları her konuda bilinçlendirerek, aydınlatmalıyız. Gencini ihmal edenin geleceğini de imha edeceğini göz ardı etmemeliyiz. 
    Çünkü gençler hayatımızın can damarlarıdır...
Unutulmamalıdır ki gençlik, doru ata benzer! Bakımını ve terbiyesini yapmadığınız at hem kendine, hem de binicisine zarar verir. Fakat eğitimlisi ve terbiyelisi sizi istikametinize götürdüğü gibi ummadığınız birçok faydalar da sağlar.
    Bartın'ın gençlerini irşad edici olarak, sivil toplum kuruluşlarına büyük görevler düşüyor. Elbette siyasi partilere de aynı şekilde büyük sorumluluklar düşüyor. Gençlik yapılanmalarını hiçbir şekilde ihmal etmemeleri gerekiyor.
    Geçen pazar günü Toki Kent Ormanı'nın mekanda Ak Parti Gençliği'nin (ÜNİAK) yaklaşık 110 gençle, sıcak bir ortamda yaptığı kahvaltı programı takdire şayandı. İl Başkanı Kalaycı'nın bizzat ev sahipliği yaptığı etkinlikte gençlerin geleceğe dair düşünceleri ve 
hayattan beklentileri dinlendi.
    Bu türden yapılacak etkinliklerin düzenli olması büyük faydaları da beraberinde getirecektir. Ayrıca siyasetçilerin, Bartın Üniversitesi'nden seçkin akademisyenlerin, Bartın eşrafında dürüstlüğü, kişiliği ve başarısıyla ön plana çıkmış mümeyyiz insanların davet edilerek, tecrübe ve deneyimlerinden istifade etmek, etkinliğe farklı bir renk katacak, gençlerinde ufuklarını 
açacaktır. 
    Bir gün, bu gençler hayata atıldıklarında, ödeyecekleri vergilerle emekli maaşımızı alacağımızı, vatan tehdit altında olduğunda cepheye koşup sınırlarımızı müdafaa edeceklerini, alacakları kaliteli eğitimlerle ülkemizi kalkındıracak bir dinamik olacaklarını bilmeliyiz. 
    Genç kuşaklarımızı ilgilendiren etkinliklere Bartınlılar olarak destek olalım. Grup, hizip, cemaat farkı gözetmeksizin el ele verelim. Turhan Kalaycı bey gibi gayret eden siyasetçilerimizi de yürekten destekleyelim.
Güngör Gökdağ

gungorgokdag@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
02Mar
27Oca

İŞTE BELÇİKA DEMOKRASİSİ

21Oca

İŞTE BELÇİKA DEMOKRASİSİ

07Oca
31Ara

DEVRİM'DEN DEVRİN OTOMOBİLİNE