ZULÜMLE ABAD OLUNMAZ


Dünya üzerinde yaklaşık yedi milyar insan yaşamakta.  Bunların çoğunluğunu fakirler yoksullar maddi ve manevi yönden yardıma muhtaçlar oluşturmaktadır. Bir de bunun yanında ülkelerinde iç çekişmeler, terör örgütlerinin baskılarıyla evinden barkından olup başlangıçta durumu iyi olduğu halde sözünü ettiğim nedenlerden dolayı mağdur ve mazlum duruma düşenler bulunmaktadır. Suriye, Irak, Afrika, Filistin, Libya gibi ülke insanları bariz örneklerdir.  Gayri Müslimlerin Müslümanlara düşman gözüyle bakarak evrensel hukuk dışı yöntemlerle ayrımcılık yaparak zorla haklarına tecavüz ederek mağdur ve mazlum duruma getirmeleri, günümüz dünyasında hastalık halini almıştır. Bunların örnekleri çoktur. Şu gerçeği iyi bilmek lazımdır ki, Kim kime zulmetmiş ise, ona da bir gün bir zulmeden çıkar. Mazlumun duası, karşılık bulur. Kendisine ait olmadığı halde, Bir ülkenin bir yerleşim bölgesini işgal edip halkı göçe zorlayıp buralara kendi vatandaşlarını yerleştirmek, gayri ahlaki ve barbarlıktır. Zulüm karanlıktır. Bir gün gelir zalimler bu karanlıkta helak olur. Nasıl ki, mazlum haksızlığa uğradığı için acı çekiyor ve geleceğinden ümitli değilse, zalim de böyledir. Elinde bulunan dünyalık kendisine ait olmadığı için her zaman tedirgindir. Yarına güvenle bakamaz.

                Peygamberimiz (s.a.s) efendimiz, “ Zalime de, mazluma da yardım edin buyurdu. Bunun üzerine Ashaptan bazıları, Ey Allahın Resulü, Mazluma yardım edelim de zalime neden ve nasıl yardım edelim dediler. Efendimiz Zalimin zulmünü engellediğinizde ona yardım etmiş olursunuz.” Buyurdular. Riyazüssalihin. Zalimin zulmetmesine engel olmak veya en azından onun yanında yer almamak, ona maddi ve manevi yönden destek olmamak, İslami ve insani bir görevdir. Günümüzde zalimlere dur diyen bir mekanizma yoktur. Eğer mazlum ve mağdur olmuş bir ülke yıllar sonra kendi doğal hakkını almak için çapa sarf etse, bu ülkenin yaptığı doğrudur diyen çıkmaz. İşte bir İslam ülkesi Azerbaycan kendisine ait olan bir toprak parçasını 30 yıl önce Ermenistan işgal etmiştir. Kendine ait olan Karabağ’ı işgalcilerden kurtarmak için 27 Eylülde bir harekât başlatan Azerbaycan devletine, yaptığı işlem doğrudur diyen birileri çıkmamıştır. Sadece söyledikleri endişe duyuyoruz, diyalogla halledilsin diyorlar. Bu söylemler, mazlum ve mağdura yar olmaz, ama zalime imkân verir. Öyle de olmuştur. Azerbaycan ordusu karşısında hezimete uğrayan Ermenistan, resmen sivil halkı vurmaktadır. Savaş suçu olan bu eylem karşısında dünya suskun. Eğer bunu Azerbaycan yapsa yer yerinden oynar.

                Müslümanların zalimlere engel olmak için güç birliği içinde olmaları, İslami ve insani bir görevdir. Nerede bir mazlum varsa, nerede bir muhtaç varsa, nerede bir haksızlık varsa orada yer alan ve gittiği her yerde huzur ve barışa yol veren Türkiye’yi ve Türk milletini örnek alarak mazlumun yanında, zalimin ise karşısında olmaya çalışmalıdırlar. Kim kimin hakkına tecavüz ediyorsa, bu eylem zulümdür. Bunu yapan zalimdir. İster Müslüman olsun, isterse kâfir olsun.               Hiçbir zaman zulümle abad olunmaz. Zalimlerin sahip oldukları konforlu hayat geçicidir. Her zalim bu dünyada iken yaptığının karşılığını almıştır. Müslüman Türk dünyası, yavaş yavaş uyanıyor. Azerbaycan’ın Ermenistan’ın karşısındaki ezici gücü ve kendi kendine yeterli hele gelmesi, Türkiye’nin savunma saniyede sahip olduğu üstün teknoloji gücün etkileri Suriye’de, Libya’da doğu akdinizde kendisini göstermiştir. Barışın tesisi, huzur ve güvenliğin korunması, ancak maddi ve manevi yönden sahip olunan güçle mümkündür. Türk devletinin savunma saniyesinin güçlenmesiyle, ordusu da güçlenmiş olacaktır. Güçlü millet, güçlü ordusuyla, mazlum ve mağdurların hamisi olacaktır inşallah. Zalimler her zaman her istediklerini yapamaz hale gelecektir. Bundan böyle Azerbaycan’da olduğu gibi tüm işgalciler, işgal ettikleri toprakları terk edeceklerdir. İsrail’de buna dâhildir. Tüm terör örgütleri, Suyun çekildiği zaman balıkların yok olduğu gibi, adalet hâkim olduğu zaman zulüm son bulacak. Zalimler de yok olacaktır. Zira zulümle abat olunmaz. Bu günler gelecektir inşallah. Güneş ufukta görünmüştür.

                                                                                                        Tahsin ÖTGÜÇ- Emekli Müftü

 

 

                 

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
26Ekm

MEVLİD-İ NEBİ

19Ekm

BARIŞ VARKEN NEDEN SAVAŞ

12Ekm

ZULÜMLE ABAD OLUNMAZ

05Ekm
28Eyl