YEMEN’DE İNSANLIK ÖLÜYOR


Allah’a kulluk etmek üzere dünya sahnesine gelen insanoğlu, dünya nimetlerinden istifade ettiği sürece Yaratanına olan görevlerini yerine getirmekten kendisini uzak tutmaması gerekir.. Bu görev, hakka ittiba, batıldan beri olmaktır. Allah’ın isteklerini yerine getirmek ve  arzu etmediklerinden kaçınmaktır. Allah’ın istekleri, başta beş vakit namaz olmak üzere, hayra vesile olmak, komşularla iyi geçinmek, Allah’ın verdiğini Allah yolunda harcamak, elimizde olan maddi ve manevi imkânları diğerleriyle paylaşmaktır. Allah’ın istemediği ise, yararı olmayan söylem ve eylemler, cimrilik ve israf. İçki, kumar ve benzeri haram kılınmış şeylerdir. Müslüman hayatını Hakka ittiba ile sürdürmesi esastır. Durum böyle olunca her zaman ve zeminde Yaratana karşı sorumluluğun bilinci içinde hareket etmek dünya ve ahretimizin mamur olmasına vesile olacaktır. Allah’ın verdiğini sadece kendimiz kullanır etrafımızda olanlarla paylaşmazsak, aç olanları doyurmazsak, Fakir ve fukarayı gözetmezsek, açlık içinde kıvrananları göz ardı edersek, elimizde olan maddi ve manevi imkânların bereketi kalmaz. Bir gün bizler de aynı duruma düşebiliriz. Çünkü düşmeyecek olan sadece Allah’tır.           

            İslam ülkesi Yemen’de halk, açlık, susuzluk ve sefillik içinde inim inim inlemektedir. Buradaki insanlar dünya insanlarından yardım bekliyorlar. Zira insan, insan halinden anlar. Anlar ama öyle insanlık kaldı mı ki, dünyada. Burası önemli, eğer dünyada insanlık kalmış olsaydı, bu gün Filistin’de, Suriye’de, Arakan’da, Irak’ta ve diğer mazlum ve mağdurların insanlık dışı muameleye maruz kaldıkları her yerde bu menfur olaylar olabilirimiydi? Süper güçler İslam ülkelerin bulundukları yerlerde yer altı madenleri gasp etmek için oralarda terör örgütleri kurdurup ellerine silah ve araç gereç vererek yöre halkına karşı savaştırmakta. Halkı hayatından bezdirip doğup büyüdüğü ülkesinden göç ettirmekte, yerlerini ise teröristlere parsellemektedirler. İnsanlıktan nasibini almamış bu zavallılar bu dünyayı sadece kendilerine ait olduğunu zannetmekteler. Oysa gerçek böyle değildir. Bu dünyanın sahibi Allah’tır. Her insan Allah’ın kuludur. Sahibi Allah olan yeryüzünde her insanın yaşama hakkı vardır. Dünyada var olan her insanın oksijen ve güneşten faydalandığı gibi.           

            Yemen ülkesinde halkın çığlığına gayri Müslimler kulak vermeyebilirler. Çünkü onlarda yardımseverlik olgusu gelişmiş değildir. Ancak dünya üzerinde yaşamaya devam eden her İslam ülkesinin, Yemen halkına yardım için çaba göstermesi, insani ve İslami bir görevdir. Türki yenin yaptığı gibi onlarında duyarlı olması ve Müslüman kardeşlerine maddi ve manevi yönden yardım etmeleri gerekmektedir. İşin gerçeği budur. Ancak düşündüğümüz gibi değildir. Peygamberimiz (s.a.s) “Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmedemez ve  onu zalime teslim edemez “ buyurmuştur. Riyazüssalihin. Bazı İslam ülkeleri var ki, bırakınız kendi kardeşlerine yardım etmeyi, kendi menfaat ve koltuk sevdalısı olmaktan dolayı, bir gayri Müslim devletin isteği üzerine terör örgütlerine yardım ediyorlar. Milyar dolarları teröristlere veren adı Müslüman olanlar hiç mi Allah tan korkmazlar. Bir gün bu krallık sona ererse kendilerini Allah’tan başka kim kollayabilir. Yemen halkının terör örgütleri kadar değeri yok mudur. Kendi vatandaşı olan  Gazeteci Yazar Cemal Kaşıkcı’yı Türkiye’de kendi Başkonsolosluğunda öldürmeyi planlayıp bunu icra edenler, Allah’a nasıl hesap verecekler.           

            Yemen halkının içinde bulunduğu hali görmezlikten gelmek hiçbir Müslümanı sorumluluktan kurtarmaz. Allah’ın indinde yapıp ettiğinden sorumlu olmak için Müslüman olmak gerekir. Allah kuranında “ Sonra o gün elbette siz, nimetlerden hesaba çekileceksiniz” buyurmaktadır. Tekasür, 8. Allah’ın verdiği her nimet sorumluluğun gereğidir. Bundan dolayı her Müslüman elindeki nimet ve imkânı en iyi şekilde değerlendirmesi, kendi lehinedir. Unutulmamalıdır ki, nimetler paylaşıldıkça bereketlenir. Uzakta ve yakında nerede olursa olsun Müslüman olarak öncelikle Müslüman kardeşlerimizin ıstıraplarını dindirmek için tüm gücümüzle yardım etmeye gayretli olmalıyız. Onların yüzleri güldükçe bizlerin de yüzleri gülecek, onlar mutlu oldukça bizler de mutlu olacağız inşallah. Hz Ömer r.a Fırat’ın kenarında otlayan koyunlardan birini kurt kapsa Ömer bundan sorumludur diyerek sorumluluk bilincini vurgulamıştır. Her Müslüman bu bilinçle yaşamalıdır. Sorumluluk bilincine sahip olan bireylerin oluşturduğu toplumlarda huzur, mutluluk ve yarınlara güvenle bakış vardır. Bu olumlu tabloyu oluşturmak için insanlığın mevta olduğu Yemen halkı başta olmak üzere bütün İslam ülkeleri karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma bilinçlerini geliştirerek devam ettirmelidirler.

                                                                                      

                                                                                                     Tahsin ÖTGÜÇ

Emekli Müftü

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

           

           

           

           

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Kas

NEREDEN GELİP NEREYE GİDİYORUZ

16Kas

ALLAH’IN YARDIMI MÜMİNE HASTIR

09Kas

DÜNYA SAHİPSİZ DEĞİLDİR

02Kas
26Ekm

MEVLİD-İ NEBİ