PES ET


Asla pes etmeyin, vazgeçmeyin falan motivasyon konuşmacılarının sık kullandığı kelimelerdir. Thomas Edison’ı örnek gösterirler. “Ampulü bulana kadar beş bin deney yaptı. Dört bin dokuz yüz doksan dokuzda vazgeçseydi başarısız olacaktı.” Derler. Genel olarak gıcığımdır bu tarz konuşmalara, insanları boş hayallere sürüklerler. Başarılı olmuş bir örneği gösterirler. Halbuki aynı tarzda başarısız olmuş bir milyar örnek vardır ve siz genellikle bir milyarlık dilimin içerisindesinizdir.

Bir yola çıktığında karşılaştığın ilk sıkıntıda geri dönmek, vazgeçmek, pes etmemek gerekir ama bazen çıktığın yol sana uygun değildir. Hedefe ulaşamadan heba olur gidersin.  İnsan yeri geldiğinde pes etmeyi de vazgeçmeyi de bilmeli. Edison’ın matematik bilgisi zayıftı. O yüzden beş bin deney yapmak zorunda kaldı. Belki de o kadar zamanı, kendi yeteneği doğrultulsun da bir şeyleri icat etmek için kullansaydı, insanlığa çok daha faydalı olabilirdi. 

Okuduğun kitap seni sarmadıysa, sana bir şey katmayacağını anladıysan neden bitirmeye uğraşasın, eline başka bir kitap alıp keyifle okumak varken. Uğraştığın iş senin yeteneğine uygun değilse, her şeyi denemene rağmen yeteri kadar kazanamıyorsan vazgeç. Aradığının o kız veya erkek olmadığını anladıysan vazgeç. Yaptığın spor dalında başarılı olamıyorsan, belki de sana uygun değildir, vazgeç.

Vazgeçmek sanıldığı kadar kötü bir şey değildir. Çünkü her vazgeçiş yeni bir başlangıçtır. Bize uygun olan şeyleri ancak yanlış olanlardan vazgeçerek bulabiliriz. O yüzden pes etmek, vazgeçmek bir yeniği değil, kazınımdır.

Bu hayatta her şeyden vazgeçilebilir, pes edilebilir. Bir şey hariç,  o da; keyif almak.

Keyif almaktan vazgeçmek için hiçbir neden olamaz. Bunun en güzel örneği; Neslican Tay. Geçenlerde Neslican Tay’ın “Ben bir bacaktan ibaret değilim” isimli Tedx konuşma videosunu izledim. İzlemeyenlerin muhakkak izlemesini tavsiye ederim. Videoda kız kendi hikayesini anlatıyor. Spoiler vermemek için fazla detaya girmeden kabaca bahsedeceğim. Bir genç kız düşünün. Cıvıl cıvıl henüz hayatının baharında. Yerinde duramıyor, spor yapmayı seviyor, başarılı da bir öğrenci. Türlü türlü hayalleri, umutları ve gelecekten beklentileri varken, her şey yolunda giderken, bir gün de hayatı al aşağı oluyor. Çok büyük acılar çekiyor ve çektiği o kadar acılara, girdiği psikolojik açıdan o kadar zor durumlara rağmen hala pes etmiyor. Hala hayattan keyif almaya çalışıyor.

Herkesin sorunları, dertleri ve sıkıntıları var ama herkesin ki  farklı boyutta. Hayat adil değil. Kiminin çok büyük derdi, kimisinin yanında koca bir hiç olabiliyor. Kimi insanlar, çok büyük zorluklara göğüs gerip yıkılmaksızın savaşırken Neslican Tay gibi, kimisi en ufak bir darbede yıkılıyor, yok olup gidiyor. Keyif almayı unutuyor.

Özetle, yapamıyorsan vazgeç. Olmuyorsa vazgeç. Yürümüyorsa vazgeç… Vazgeç gözlerinden, vazgeç sözlerinden… Başladığın işi bitirmek zorunda değilsin. Gayet normal bir durum, buna hakkın var ama keyif almaktan vazgeçme. Neslican Tay vazgeçmemişken, bana kimse vazgeçmekten bahsetmesin.

Sevdiğim söz: “İstediğin kadar iyi yerlere gelirsen gel. Çocukken yediğin salça ekmeğin tadını, hiçbir lüks restoranda bulamayacaksın.” – Merthan Demir

Konu hakkındaki düşüncelerinizi aşağıdaki e-mail adresine yazabilirsiniz. Diğer görüş ve önerileriniz için de yazabilirsiniz.

e-mail: b.bulut.hergun@gmail.com

b.bulut.hergun@gmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
13Kas

GÜVEN

06Kas

KASIMDA AŞK BAŞKADIR

30Ekm

DÖNÜŞ

12Haz

ARA

05Haz

OTOBAN