Bozdağ: '6'lı masa kriz ve kaosun olduğu Türkiye vaat ediyor'

Bartın ziyaretinde AK Parti Bartın Teşkilatında partilileriyle bir araya gelen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, muhalefet partilerinin kurduğu 6'lı masayı eski Türkiye'nin fotoğrafı olarak nitelendirerek 6'lı masanın kriz ve kaosun olduğu Türkiye vaat ettiğini söyledi. 'Ne vaat ediyorlar? Parlementer sistem vaat ediyorlar. Ne vaat ediyorlar ? Şimdiden aramızda bakanlıkları konuşalım diye koalisyonu vaat ediyorlar. Ne vaat ediyorlar? Kriz ve kaosun olduğu Türkiye vaat ediyorlar. Şimdi beyler, gökteki yıldızları isteseniz vermeye hazırlar. 'Veremeyiz gücümüz yetmez, elimiz kolumuz uzanmaz' diyemiyorlar. Her sorunu çözeriz, nasıl? Hangi projeyle, hangi kaynakla, hangi imkanla? Kaynak biziz. Hayal değil biz gerçekleştirebileceğimiz vaatleri milletimizin önüne getiriyoruz' diyen Bakan Bozdağ CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu da eşkıya ve mafyaya benzeterek Kılıçdaroğlu'nun herkesi tehdit ettiğini kaydetti.

PAYLAŞ
Bartın Hergün Gazetesi - Nurdan EROĞLU

Bartın Adalet Sarayını açmak için Bartın’a gelen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, AK Parti Bartın İl Başkanlığında partilileriyle bir araya geldi. Bakan Bozdağ’ı karşılayan AK Parti İl Başkanı Turhan Kalaycı partililere “21 yıldır hayal edilemeyen hizmetlerin gerçeğe dönüştüğü  bir liderin dava arkadaşlarıyız. Zalime karşı dik duran mazluma merhametli olan, İstanbul’da prangalara “dur” diyen, şimdi de dünyadaki statükoya “dur” diyen o liderin arkadaşları hepinize çok teşekkür ediyorum” şeklinde seslendi.

Tunç: “AK Parti eser siyasetinin adresi”

Bartın Adalet Sarayı’nın Bartın’a yakıştığını kaydeden AK Parti Grup Başkanvekili ve Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç da Bartın ziyareti için Bekir Bozdağ’a teşekkür ederek şu ifadelerde bulundu:

“Bartın Adalet Sarayı, Bartın’ımıza yakışan bir eser oldu. Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere Sayı Adalet Bakanımıza bu eseri Bartın’a kazandırdıkları çok teşekkür ediyoruz. Geçen hafta da Sanayi ve Teknoloji Bakanımızı ağırlamış ve Organize Sanayi Bölgemizi iki katına çıkaracak yeni fabrikaların temellerini atmıştık. Fabrikalar şuanda hızlı bir şekilde devam ediyor. AK Parti eser siyasetinin adresi. Kurulalı 21 yıl oldu ve 20 yıldır da iktidardayız. 20 yıldan bu yana ülkemizin 81 vilayetinin en ücra köşelerine varıncaya kadar binlerce eserler kazandırdık. Bartın’ımız da bundan nasibini almaya devam ediyor. 11 milyarlık kamu yatırımını Bartın’a kazandırdık. 10 milyar da devam eden var. Yeni güncellemelerle bu rakam çok daha yukarı çıkarıyor.

“20 yılda demokrasi düşmanlarıyla mücadele ettik”

Ülkemizin her tarafını eserlerle donatan, dünya projeleriyle tanıştan AK Parti’mize milletimiz eser siyaseti yaptığı için çıkıyor. 21 yıl önce kendi elleriyle kurduğu partiyi 1 yıl sonra tek başına iktidara getirdi. 15 sandıkta da iktidardan düşürmeden “Durmak yok yola devam” dedi. Bu başarılı icra sürecini hazmedemeyenler, Türkiye’nin fiziki kalkınmasını, Türkiye’nin dünyanın büyük projelerine imza atmasını, dış politikada mazlumun sesi olmasını, hakkaniyetli, adaletli bir politika sonucunda dünyada arabuluculuk noktasında görev alması istenen bir ülke ve lider konumuna gelmesini ve Türkiye’nin temel hak ve özgürlüklerde demokrasi çıtasının daha da yükselmesini hazmedemeyenler bu süre içerisinde türlü türlü tuzaklar kurdular. 20 yılda bir taraftan hizmet ettik, bir taraftan da darbecilerle, demokrasi düşmanlarıyla mücadele ettik.

“Türkiye’yi kaosa sürüklemenin gayreti içerisinde oldular”

Gezi olaylarıyla sokak darbesi yapmaya kalkıştılar. 17-25 Aralık’la masa başında emniyet-yargı darbesi yapmaya kalkıştılar. Bu emniyet ve yargı darbesine karşı koymayı milletimizle başardık. Terörü azdırdılar, hendekler kazdılar, Türkiye’yi kaosa sürüklemenin gayreti içerisinde oldular. 15 Temmuz’da da milletin silahlarını millete doğrulttular. Milletimize şükran borçluyuz. 2023’e giderken daha güçlü bir şekilde milletimizin sesi olmaya devam edeceğiz. İktidarda milli iradeyi en güzel şekilde temsil etmeye gayret edeceğiz. Vesayetçi, darbeci anlayışa, demokrasi düşmanlarına hiçbir zaman geçit vermeyeceğiz. Milletimizin refahını, kalkınmasını arttırmanın gayreti içerisinde olacağız. Nice ak yıllara, nice 21 yıllar, durmak yok yola devam.”

Bozdağ: “Bizim amacımız ülkemizin dört bir yanını mamur etmek”

20 yılda AK Parti iktidarları döneminde Türkiye’ye kazandırılan yatırımları aktaran Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ise konuşmasında 2023 seçimlerinin de önemine değinerek şunları söyledi:

“Bizim amacımız ülkemizin dört bir yanını mamur etmek. Sadece adalette değil, eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, her alanda büyük değişimleri ortaya koymaktır. 2002’de milletimizin duası ve desteğiyle ak kadrolar iktidara geldiğinde Türkiye’de sadece 78 müstakil adliye binamız vardı. Diğer adliye binalarının tamamı ya hükümet konaklarının içinde ya da dükkandan evden bozma yerlerde izbe durumdaydı. Aradan geçen 20 yılda biz bu rakamı 363’e çıkardık. Kapalı alan 569 bin küsur metrekare ama şuanda bizim yaptığımız adliye binalarının kapalı alanı yaklaşık 6 milyon metrekareyi buldu. İşte hizmet böyle olur. Memleketin ihtiyaçlarını görmek ve bunları karşılamak, sorunlarını bilmek, teşhis edip bunları çözümle buluşturmak ve milletin her alanda gelişmesini ve değişmesini olumlu anlamda sağlamak ancak çalışmakla olur.

“Büyük reformlara imza attık”

Biz 20 yıldır geceyi gündüze katarak çalışan büyük bir kadroyuz. Ülkemizin doğudan batıya, güneyden kuzeye her bir ilini, ilçesini, beldesini, köyünü, mahallesini devletin imkanlarıyla buluşturduk. Milletimin her alandaki sorunlarını çözme konusunda büyük reformlara imza attık. Hamdolsun biz çalıştık, milletimiz de “Yine devam” dedi. Biz seçimlere geldiğimizde ter döktük, milletimiz de fazlasıyla bunun hakkını bize verdi. Hamdolsun Tayyip Erdoğan ve kadroları bu milletin 20 yıldır hizmetinden memnun kalıp her defasında “yeniden, yeniden bu hizmetkarlık sana yaraşır” dediği insanlardır.

“Muhalefetin milletin oyunu almak için söylemediği yalan yok”

2002 seçimlerine giderken Sayın Cumhurbaşkanımız “Bizden 3 yıl bir şey istemeyin” dedi. Ekonomi çökmüş, adeta devlet istop etmişti.  Önümüzdeki enkazı görüyor, bu enkazı kaldırıp milletimize yansıması için en 3 yıla ihtiyacımız olduğunu söylüyor, meydan meydan gezerken de “Lütfen bize 3 yıl mühlet verin” diyorduk. Şimdi muhalefete bakın. Her şeyi vermeyi vaat ediyorlar. Ülkenin gerçeklerinden kopup, imkanlarından bir haber, sadece vatandaşı aldatıp oyunu almak için söylemedikleri yalan, çevirmedikleri alavere-dalavere yok. Biz milletimizi aldatmadık. İmkanları, şartları gördük, yetkiyi ona göre istedik. Türkiye’nin dört bir yanı milletimizin getirdiği kadrolarla bambaşka bir yola girdi. KÖYDES’le bütün köylerimizde şehirlerde olduğu gibi temin eden projelere hayat verdik. BELDES’le Türkiye’nin her yanında beldeleri ayağa kaldıran adımlar attık. Bölünmüş yolu Türkiye’nin dört bir yanında eş zamanlı başlattık. Doğalgazı bütün illerimizle buluşturmanın adımlarını attık. Hızlı trenle Türkiye’yi birbirine bağlamanın tarihi reformlarına hep beraber imza attık.

“Bu seçimde Türkiye’yi ayakları üzerine kaldıran bir kadroyu Türkiye’nin başında görmek istemiyorlar”

Tayyip Erdoğan’a düşmanlık eden uluslar arası çevreler 35 milyar dolarlık ihracatı 250 miyar dolara çıkardığı için bunu yapıyorlar. Avrupa, güçlü ülkeler Türkiye’yi, Tayyip Bey’i niye sevsin? Türkiye’nin pazarda 30 milyar dolar payı vardı şimdi 220 milyar dolar onların cebine giren para Tayyip Bey ve kadrolarının doğru yönetimi sayesinde onların cebine değil, Türkiye’nin cebine giriyor. Savunma sanayinde ABD’ye, Avrupa’ya muhtaç Türkiye, şimdi yılda 3 milyar doların üzerinde ihracat yapıyor, bu alanda öncü ve önder ülkelerden biri haline geliyor. Türkiye’yi ayakları üzerine kaldıran, tüm saldırılara rağmen ekonomisini dimdik tutan, pek çok alanda altyapı ve üst yapıyı dünyanın en iyi ülkeleriyle aynı seviyeye ulaştıran bir kadroyu bu seçimde Türkiye’nin başında görmek istemiyorlar. Memleketin ve milletin hayrı söz konusu olduğunda ABD’yi ve Avrupa’yı karşısına almaktan çekinmeyen yerli ve milli bir siyasetin Türkiye’yi yönetmesini hazmedemiyorlar.

“Bu seçimleri siyasi partilerin rekabeti olarak görürsek çok büyük hata ederiz”

Kukla yönetim istiyorlar. Bunun için 2023 seçimlerine giderken bu seçimleri sadece Türkiye’nin içinde siyasi partilerin rekabeti olarak görürsek çok büyük hata ederiz. Kim bu işin içinde olursa olsun içerden ve dışarıdan hiçbir fayda görmeyecektir. 20 yıl içerisinde 15 seçimde yine işbirliği yapıp dayanışma içerisinde oldular ama netice alamadılar. Allah’ın izniyle bundan sonra da netice alamayacaklardır. Türkiye’nin değiştiğini, geliştiğini herkes görüyor. Ekonomide bir sıkıntımız var ve hep beraber yaşıyoruz. AK Parti geldiğinden bu yana 19 içerisinde refahın her yana yayıldığı, imkanların arttığı da hepimiz için bir gerçek. Ama son 1 yıl içerisinde son 3 yılda yaşanan pandemi, tedarik zincirinin zayıflaması, üretimin azalması, enerji fiyatlarındaki artışlar ve Rusya-Ukrayna savaşı dünyanın bütün ekonomilerini etkiledi.

“Ekonomideki sıkıntılar hükümetimizin yanlış politikaları yüzünden değil”

Türkiye’de bundan etkilendi. Pandemiyi durdurmak için herkes uğraştı ama kimse durduramadı. Enerji fiyatları yükselmesin diye herkes uğraşıyor ama düşürme imkanı yok. Türkiye ise enerji fiyatlarını süspanse ederek vatandaşa yansımasını aza indirmek için gayreti içerisinde oldu. Ekonomideki sıkıntılar hükümetimizin yanlış politikaları yüzünden değil, dünyada yaşanan ortak sorunların yansıması yüzündendir. 2008 krizini yaşadık, nice badireyi beraber atlattık ve Türkiye’yi bu krizden yine biz çıkardık. Ekonomimizi de dimdik ayakta tuttuk. Allah’ın izniyle yine kısa bir süre sonra bugün konuştuğumuz konuların çoğu Türkiye’nin gündemi olmaktan çıkacaktır.

“İktidar umutlarını Türkiye’nin felaketine bağlayan insanlar var”

Ekonomide sarsıntılar olsun da iktidar gitsin diye ümit bağlayanlar, iktidar umutlarını Türkiye’nin felaketine bağlayan ilkel zihniyetinde insanlar var. Ekonomi çökse, büyük büyük yangınlar çıksa, depremler olsa, hatta savaşlar çıkıp da Türkiye yenilse de bu iktidardan kurtulsak diyen ilkel zihniyete sahip insanlar var. Bir siyasi kadro düşünün, geleceğini ülkesinin felaketinde görüyor, iktidar umudunu ülkesine gelecek kötülüklerin çoğalmasında görüyor. Etrafınıza bakın bu tipleri görürsünüz. Bir yangın çıktığında bir yandan 'hükümet nerede' diye bağırırken, öte yandan keşke biraz daha büyüse de haddini millet bildirse diye başka başka rüyalar gören insanlar da var. Geleceği milletin ve devletin, hepsinin ortak yararında görenlere sahip çıkın. Kendi geleceklerini, iktidarlarını bu milletin felaketine, bu ülkenin istikrarsızlığına, bu ülkenin başına gelecek olumuz şeylere bağlayan zavallılara bu ülkeyi asla emanet etmeyin. Türkiye'nin başarılarına sevinemeyen bir muhalefetle karşı karşıyayız. Denizde doğal gaz buluyoruz milyarlarca metreküp sevinemiyor adamlar. Dört tane dünyanın en ileri standartlarına sahip arama-tarama gemilerini denizlerimize salmışız, Mavi Vatan'da milletin hakkını, hukukunu koruyoruz, adamlar sevinemiyor, takdir etmiyorlar.

“Bu milleti refahı artsa kötü mü olur?”

Rusya-Ukrayna arasındaki savaşta iki ülkede “Türkiye’nin hakemliğine razıyız” diyor, bizimkiler sevinemiyor. Tahıl krizini çözen ve dünyayı büyük bir sıkıntıdan kurtaran adımı atıyor, bizim içimizdekiler maalesef bir alkış dahi yapamıyorlar. Bir ülke düşünün, o ülkenin yönetimine talip olanlar ve onların peşinden giden kimi ideolojik insanlar, ülkelerinin başarısına, kuvvetine, kudretine, ülkelerinin iyi yönde gelişmesine sevinemiyorlar. Biz ne ara böyle insanlardan oluştuk, anlamıyorum. Bu milleti refahı artsa, devletin kudreti yüksek olsa hepimiz bundan istifade etsek kötü mü olur? Bu CHP’nin hayır dediklerine “Bunlar ileri görüşlü insanlar” deyip itimat etseydik Türkiye’de neler olmazdı? Onların dediğine uysaydık Bartın üniversiteye kavuşamadığı gibi Türkiye’nin büyük şehirlerinin dışına üniversiteler gidemezdi. Bunlar Türkiye’nin güney koridorunu oluşturmak için Suriye’ye asker göndermesine karşı çıktılar, biz bunlara uysaydık şimdi Suriye’de bir terör devleti kurulmuştu. Biz bunların dediğine uysaydık Mavi Vatan’da petrol arayan gemilerimiz olmazdı, Yunanistan’da orada daha güçlü olurdu. Bunların dediğine uysaydık Ayasofya bugün ibadete açılmazdı.

“Şaha kalkan bu Türkiye’yi durdurmak istiyorlar”

Bu devletin bütün görevleri AK Parti’ye mi kalmış, bizden öncekiler yapmışlar da biz “hayır” mı dedik? At sahibine göre kişner. Siz ata Tayyip Bey’i bindirdiniz, atta şaha kalktı, Türkiye’de şaha kalktı. Şimdi şaha kalkan bu Türkiye’yi durdurmak istiyorlar. Esas durdurmak istedikleri şey Türkiye’nin huzur ve istikrarını yok etmektir. Türkiye 20 yılda siyasi istikrar, güçlü iktidar, iyi yönetim ve bunun doğduğu güven ortamını kazandı. Bir ülkede siyasi istikrar, iyi yönetim ve bunun doğurduğu güven ortamı olursa o ülkeyi kimse tutamaz. Türkiye’nin siyasi istikrarını bozmak istiyorlar. Güçlü iktidarlar Türkiye’nin yönetilmesini bozmak istiyorlar. Bir ülke düşünün 10 yıla 9 hükümet görmüş, 2 tane ekonomik kriz, 1 muhtıra yaşamış bu ülke ekonomide güçlü olabilir mi? Bu ülkede güçlü iktidar, siyasi istikrar olabilir mi? 90’lı yılları kaybede kaybede geçirdik. Bu ülkeyi işi bilen, güçlü insanlara emanet edin.

“6’lı masa eski Türkiye’nin fotoğrafı”

Seçim geliyor ve 6’lı masa diye bir masa var görüyorsunuz sürekli kuruluyor. Toplanıyorlar toplanıyorlar dağılıyorlar. Yani ne konuşuyorlar duydunuz mu? Duymadık! Aday konuştunuz mu? Yok! Ne konuştunuz? Onu da pek söylemiyorlar. Ama belli ki konuşup da hallettikleri bir mesele henüz yok. Toplanıyorlar toplanıyorlar dağılıyorlar. Eski Türkiye’nin fotoğrafı. Allah muhafaza bunlar bir araya geldiğinde bir meseleyi konuşup karara bağlayana kadar gündemdeki sorunlar yer değiştirip 2-3 tane yeni yeni sorunumuz çıkar. Onlar yeni sorunları konuşurken yeni sorularla boğuşan bir Türkiye olur.  Bunların bu ülkeye vereceği hiçbir şey yok. Geleceği vaat eden, umudu vaat eden, yarınları konuşan, yeni söz söyleyen, geçmişte milletimizin beklentilerine cevap vermiş, hayallerini gerçekleştirmiş, gelecekte de gençlerimizin de yetişkinlerimizin de beklentilerine cevap verecek yegane kadro Cumhurbaşkanımız liderliğindeki Cumhur İttifakıdır, AK Parti’dir.

“Kriz ve kaosun olduğu Türkiye vaat ediyorlar”

Değerli kardeşlerim bunlar yeni ne söylüyor. Hiçbir şey! Ne vaat ediyorlar? Parlementer sistem vaat ediyorlar. Ne vaat ediyorlar ? Şimdiden aramızda bakanlıkları konuşalım diye koalisyonu vaat ediyorlar. Ne vaat ediyorlar? Kriz ve kaosun olduğu Türkiye vaat ediyorlar. Şimdi beyler, gökteki yıldızları isteseniz vermeye hazırlar. “Veremeyiz gücümüz yetmez, elimiz kolumuz uzanmaz” diyemiyorlar. Her sorunu çözeriz, nasıl? Hangi projeyle, hangi kaynakla, hangi imkanla? Kaynak biziz. Ya 79 sene öncesinde bu ülkeyi kim yönetiyordu. Bunların hepsinin temsil ettiği siyasi kadrolar bu ülkeyi yönetmedi mi? Kaynak sizseniz bu kaynaklar millete niye yansımadı? Bizim geleceğe dair attığımız adımları bin düşünüp bin tartıp öyle kararlaştırarak atıyoruz. İmkanlarımıza, gücümüze, etrafımıza, dünyaya bakıyor öyle adımlar atıyoruz. Hayal değil biz gerçekleştirebileceğimiz vaatleri milletimizin önüne getiriyoruz. Ve bunları da bir bir hayata geçirdik. Hayaldi gerçek oldu dediğimiz yüzlerce eseri bu millete kazandırdık. Allah’ın izniyle bundan sonrada aynı şekilde eser kazandırmaya devam edeceğiz.

“Bunların masasında öfke var, kin var, nefret var düşmanlık var”

 Bunların masasına bakmayın bu masada nimet yok, ikram yok, bereket yok. Öfke var, kin var, nefret var düşmanlık var. Yahu düşünün bir ülkenin yönetimine talip olan düşünceleri birbirine zıt  insanları Cumhurbaşkanımıza duydukları öfke, nefret, düşmanlık bir araya getiriyor. Bunların motivasyon kaynağı bu olduğu gibi rehberleri nefretleri düşmanlıkları.  Öfkesini, nefretini rehber edinenden kime ne hayır gelir?

“Sayın Kılıçdaroğlu önüne geleni tehdit ediyor”

Şimdi önüne geleni tehdit ediyor Sayın Kılıçdaroğlu. Biz gelince herkesi yargılayacağız. Şimdiden bize dar ağaçlarını gösteriyor. Bir gel bakalım. Gel bakalım gelebiliyorsan. Biz yargılanmaktan korkan insanlar olsak bu yola çıkmazdık. Bizi 20 senedir böyle tehdit edenleri hep gördük ama biz 20 yıldır yolumuza devam ediyoruz. Bundan sonrada tehditlere ve tehdit edenlere rağmen yolumuza devam edeceğiz. Eşkıyalar var eski sistemde biliyorsunuz. Yol keserler bir takım işler yaparlar. Şimdide mafyalar var. Bir ülkenin iktidarına talip olanların ağzı mafya ağzı gibi mi olmalı? Burası bir hukuk devleti değil mi? Hukuk devleti ise insanları tehdit etmenin ne alemi var? Tehdit ediyor. Memurları  şu tarihten sonra şöyle şöyle iş yaparsanız başınıza geleceklerden siz sorumlusunuz… Çiftçiyi tehdit ediyor niye AK Parti’ye oy verdiniz diye. Önüne geleni daha milletin oyuna ihtiyacı varken tehdit ediyorlar. Bir de bunların size ihtiyacı olmasa varın görün CHP zihniyeti nasıl bir zihniyet tüm çıplaklığı ile ortaya çıkacak. Onun için biz bu ülkeyi kendisini her türlü gücün üstünde tutanlara değil hukuka tabi olanlara ve hukuka uygun davrananlara teslim etmeli ve onların yönetiminde bu ülke yoluna devam etmeli. Biz gelirsek falan falan gazetelerin kapısına şimdiden kilit vuracağız diyor. Öte yandan da hukuk devletinden bahsediyorlar. Böyle bir şey olur mu? Şimdi daha ilerisini söylüyorlar. Hakimler savcılar kendi lehlerine bir karar verdiklerinde onları Ankara’da İstanbul’da hakim ve savcı var diye metni sena ediyorlar. Kendi aleyhlerine bir karar çıktığında ise sarayın savcısı sarayın hakimi diye hakaret ediyorlar. Yetmiyor tehdit ediyorlar. Bizim lehimize karar verenleri gelince şöyle ödüllendireceğiz, aleyhimize karar verenleri de şöyle tenzih edeceğiz şeklinde laflarının altından okuduğunuzda bu anlam çıkacak cümleler kuruyorlar. Hani adalet, hani hukuk, hani yargı bağımsızlığı? Şimdiden yargıya, adalete, hukuka nasıl müdahale edeceklerini açıklıyorlar.

“Bartınlılar, siyasetin canbazlarına siz bakmayın”

 Bartınlılar, siyasetin canbazlarına siz bakmayın. Onların dertleri Türkiye  değil kendi kişisel hesapları. Kendi kişisel hesaplarını Türkiye’nin önüne koyanlara sandıkta siz bir hesap görün. Hesap böyle yapılmaz deyin  ve bunlara bir kez daha hesabı yapanın önce Allah sonra millet olduğunu lütfen öğretin.”

Bekir Bozdağ konuşmasının ardından AK Parti Bartın Teşkilatıyla toplantı gerçekleştirdi.

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN