Bankoğlu 'Aile arabuluculuğu kabul edilemez'

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Kadına Yönelik Şiddetin İncelenmesi Komisyonunda konuştu. Milletvekili Bankoğlu, 'Aile arabuluculuğu kabul edilemez' dedi.

Bankoğlu 'Aile arabuluculuğu kabul edilemez'

 

Sözlerine kadın cinayetlerini anarak başlayan Av. Bankoğlu, verdiği örneklerin koruma tedbirlerinin kadınları korumaya yetmediğini, şiddet failinin eğitimli de olabileceğini, son dönemde sıkça duyulan cezaevi firarilerinin kadınlar için tehlike arz ettiğini ve 18 yaş altı ilişkide rıza ifadesinin çok tehlikeli olduğunu gösterdiğini belirtti.

 

Kadına yönelik şiddetle mücadelede yıllarca verilen emeklerle edinilen kazanımların korunması ve ilerletilmesi gerekirken adım adım kazanımlardan vazgeçildiğinin altını çizen Bankoğlu, “İstanbul Sözleşmesi’ni feshetme girişiminde bulunuldu. Sonra bu Komisyonda 15 yaşındaki çocukların istismarının affedilmesiyle ilgili taleplerde bulunuldu ve bunca şiddet vakası varken aile içinde şiddet hâlinde dahi ara buluculuk teklifleriyle gelindi,” dedi. 18 yaş altının çocuk olduğunu sıkça ifade eden Bankoğlu, boşanma durumunda arabuluculuğun da İstanbul Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu belirtti.

 

İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede çıkılmasının hukuka uygun olmadığını, ayrıca bu kararın gerekçesinin de kamuya öncesinden belirtilmediğini hatırlatan Bankoğlu, baro temsilcilerinin uygulamada karşılaştıkları sıkıntıları sordu.

 

Komisyonda sıkça tartışılan İstanbul Sözleşmesi ile 6284 sayılı Kanun arasındaki farklara da değinen Av. Bankoğlu, sözleşme ile kanun arasındaki farkları, “Bir hukukçu olarak anlatacağım, siyasi olarak değil. Birincisi şu: İstanbul Sözleşmesi’nde ısrarlı takibin iç mevzuatta bir suç olarak düzenlenmesi gerektiği belirtiliyor. 6284’te de Türk Ceza Kanunu’nda da ısrarlı takip fiili suç olarak düzenlenmiyor. 6284’te ısrarlı takip koruma tedbiri uygulanması gereken bir şiddet türü olarak düzenleniyor. Tekrar ediyorum, vurguluyorum; suç olarak düzenlenmiyor ama suç olması ve ceza verilebilmesi için Türk Ceza Kanunu’nda bunu suç olarak düzenlemek zorundayız. Bir başka fark aile ara buluculuğu meselesi. Boşanmalarda, özellikle kadının şiddet görmesi durumunda aile arabuluculuğunu İstanbul Sözleşmesi yasaklıyordu. Çeşitli sebepleri var bunun. Biz burada birkaç gündür aile arabuluculuğunu çok güzel bir şeymiş gibi bize anlatmaya çalışan sunumlar dinliyoruz, bunu katiyen kabul etmiyoruz. Bir başka şey, Ulusal Veri Bankası meselesi. İstanbul Sözleşmesi; verilerin sistemli bir şekilde toplanmasını, şeffaf bir şekilde sivil toplumla paylaşılmasını öngörüyordu ama 6284 sadece ŞÖNİM’lere koruyucu ve önleyici tedbir kararlarına ilişkin veri toplama görevi veriyor, kapsamlı bir veri toplama görevi vermiyor. Bir başka şey “toplumsal cinsiyet eşitliği” kavramı. 6284’te yok. “Toplumsal cinsiyet eşitliği” kavramının ne olduğunu defalarca anlattı, korkulacak bir şey olmadığını bir kez daha tekrar ediyorum. Yine İstanbul Sözleşmesi şiddeti “ev içi şiddet” üzerinden tanımlıyor ama 6284 “aile içi şiddet” kavramını kullanıyor; ikisinin farkını herhâlde anlatmama gerek yok, İstanbul Sözleşmesi daha kapsamlı. İstanbul Sözleşmesi’nin denetim mekanizması GREVIO var. GREVIO uygulamadaki eksiklikleri tespit edip önerilerde bulunuyordu devletlere, gayet tarafsız ve şeffaf bir şekilde yapıyordu. Şimdi 6284’le birlikte bu GREVIO’dan da çıkmış oluyorsunuz, denetim mekanizması yok. Başka bir şey, 6284 şiddete uğrayan ya da uğrama tehlikesinin içinde olduğunu söyleyen kişi için ‘Önleme mahiyetinde uzaklaştırma kararı vereceksin.’ diyor ama İstanbul Sözleşmesi bu tedbir kararlarının, bu önlemlerin nasıl alınacağını daha detaylı bir şekilde anlatıyordu. Bunlar sadece bir kısmı,” diyerek açıkladı.

İstanbul Sözleşmesi’nin feshine karşı çıkan 78 baronun bildirisini hatırlatan Bankoğlu, Komisyon’a katılan İstanbul 2 no.lu Baro Başkanı Av. Gönül Yıldız’a “Bu 78 baroya dâhil olacak mısınız Sayın Başkan?” diye sordu. Av. Gönül Yıldız’ın şiddet faillerine misafirhane açılması teklifini de değerlendiren Bankoğlu, “Şiddet uygulayanları misafir edemeyiz Sayın Başkan, etmemeliyiz; yanlış anladıysam lütfen düzeltin,” dedi.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede söylemlerin önemine sıkça değinen Bankoğlu, Komisyon’daki hükümet vekillerine AKP’nin çeşitli söylemlerini hatırlatarak; “Lütfen söylemlerimize dikkat edelim. Bu söylemlerin sizi de rahatsız ettiğini çok iyi biliyorum, bunu değiştirmek hepimizin görevi, sizin de bu anlamda çok önemli görevleriniz var, hatırlatmak isterim,” dedi.