Bakan Tunç'tan Saraçhane olaylarına sert tepki

Adalet Bakanı ve AK Parti Bartın eski Milletvekili Yılmaz Tunç, İstanbul Saraçhane'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve merhum annesine yönelik yapılan hakaretleri sert bir dille kınadı. Tunç, bu tür saldırıların milletin tahammül sınırlarını aştığını ve hukuk önünde mutlaka karşılık bulacağını vurguladı.

Bakan Tunç'tan Saraçhane olaylarına sert tepki

Adalet Bakanı ve AK Parti Bartın eski Milletvekili Yılmaz Tunç, yaptığı açıklamada, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının temel bir hak olduğunu ancak devam eden adli soruşturmaları hedef alarak sokakları terörize etmenin ve kamu düzenini bozacak eylemlerde bulunmanın suç teşkil ettiğini belirtti.

Ana muhalefet partisinin genel başkanını da eleştiren Tunç, günlerdir yalan ve iftiralar üretildiğini, bağımsız ve tarafsız Türk yargısına saldırılar yapıldığını ifade etti. Güvenlik güçlerinin hedef gösterildiğini ve bu durumun tehlikeli bir provokasyon içerdiğini söyleyen Tunç, ibadet yerleri ve milli değerleri hedef alan eylemlerden de bu provokatif dili sorumlu tuttu.

“Vandallık asla kabul edilemez”

Bakan Tunç açıklamasında şöyle konuştu: "İstanbul Saraçhane’de Sayın Cumhurbaşkanımıza ve merhum annesine yönelik ağza alınmayacak hakaretlerde bulunulmasını, alçakça sözler sarf edilmesini lanetliyorum. Milletimizin tahammül sınırlarını aşan bu vandallık, asla kabul edilemez. Ortak değerlerimizi hedef alan çirkin saldırılar hukuk önünde karşılığını mutlaka bulacaktır.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı temel bir haktır. Ancak devam eden adli soruşturmaları hedef alarak sokakları terörize etmek, kamu düzenini bozmaya dönük şiddet eylemlerinde bulunmak suçtur.

Ana muhalefet partisinin genel başkanı günlerdir yalan ve iftiralar üretmekte, devam eden soruşturmalar üzerinden bağımsız ve tarafsız Türk yargısına hayasızca saldırmakta, kamu düzenini bozma pahasına güvenlik güçlerimizi, polisimizi kalabalık gruplara hedef göstererek çok tehlikeli bir provokasyona girişmektedir.

İbadet yerleri başta olmak üzere ortak milli ve manevi değerlerimize yönelik çirkin eylemlerin sorumlusu da bu saldırgan ve provokatif dildir.

“Kullandığı bu zehirli dilden bir an an önce vazgeçmeli”

Ana muhalefet partisi genel başkanı, kullandığı bu zehirli dilden bir an önce vazgeçmelidir. Hukuk Devletinde, suç işlendiğine dair bir iddia varsa, savunmanın yapılacağı yer sokaklar değil yargı makamlarıdır. Suç işlendiğine dair bir delil varsa, bununla ilgili gerekli soruşturma yetkili yargı makamlarınca yapılır. Millet adına yargı görevini yapan hakimler ve savcıları hiç kimse baskı ve tehditle korkutamaz, sindiremez. Yargı mensuplarımız sokak çağrılarından, yalan ve çarpıtmalardan etkilenmez, kararını dosyaya bakarak verir. Devam eden soruşturmalar üzerinden dezenformasyon yapmaktan, kamuoyunu yanıltmaya yönelik söylemlerde bulunmaktan herkes uzak durmalıdır.

Suç teşkil eden eylemlerin hesabının millet adına karar veren tarafsız ve bağımsız yargı tarafından sorulacağından hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır."

Haber: Haluk Türkoğlu