Bahçecik Yeraltı Barajı açıldı

Türkiye'nin ilk yer altı barajı olma özelliğini taşıyan Bahçecik Yeraltı Barajı, ülke genelindeki 4.6 Milyar TL değerinde 325 tesisle birlikte Dünya Su Günü dolayısıyla 'Su Vatandır' adı altında Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen törenle açıldı. Telekonferansla Bartın'a bağlanan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi, yer altı barajı dahil Bartın'daki Çayaltı, Göçgündemirci, Aydoğmuş, Alapınar köprüleri, Budakdüzü ve Kutlubeydemirci dereleri taşkın koruma inşaatı, Kocağız İçme Suyu İsale Hattı, masra Göçkün, Göçkündemirci, Yahyayazıcılar, Kalaycı, Cumayanı, Esenler ve Acarlar grup köyleri Büyükdere taşkın koruma inşaatının açılışlarını da gerçekleştirdi.

PAYLAŞ
Bartın Hergün Gazetesi - Nurdan EROĞLU

 

BARTIN’IN İLK YER ALTI BARAJI HİZMETTE

Bahçecik Yeraltı Barajı açıldı

Nurdan Eroğlu

Tarım ve Orman Bakanlığı ile Devlet Su İşlerince ülke genelinde yapılan 6 Milyar TL değerindeki 325 tesisin açılışı için Dünya Su Günü dolayısıyla “Su Vatandır” adı altında Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde tören düzenledi. Açılışı yapılacak tesisler arasında Türkiye’nin ilk yer altı barajı olma özelliğini taşıyan Bahçecik Yeraltı Barajı da yer alırken Bartın’da da bir tören gerçekleştirdi. Bartın’daki törene TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, Bartın Valisi Sinan Güner ve Bartın Belediye Başkanı Cemal Akın başta olmak üzere protokol üyeleri DSİ yetkilileri ve vatandaşlar katıldı.

Oktay: “Yer altı sularının tabi dengesi hızla bozulmaktadır”

Beştepe’deki törende ise Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, yaptığı konuşmada tarımsal sulama, su kaynakları ve bu alanda yapılan yatırımlara  dikkat çekerek şunları söyledi:

“Dünya Su Günü olarak kabul edilen 22 Mart’ta 325 tesisin açılışını gerçekleştiriyoruz. Yatırım bedeli 4 milyar 618 milyon olan bu 325 eserin ülkemize, şehirlerimize, çiftçilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Bizler ‘Su gibi aziz ol’ diyerek suyumuzun değerini çok iyi bilen suyun kıymetini insanımızla özdeşleştiren bir milletiz. Suyu hayatın kendisi olarak addetmiş bir medeniyete sahibiz. Su tevazunun , bolluğun, yaşamın adıdır. Su, üretimin ve enerjinin ana kaynağıdır. Bu yıl ki Dünya Su Günü programlarının yer altı sularını görünür kılmak temasıyla yapılmasını da son derece anlamlı buluyorum. Yer altı suları belki de gözden ırak olduğu için sınırsız bir kaynak gibi görünür. Halbuki yer altı sularının tabi dengesi de tıpkı yer üstü surları gibi limitsiz kullanılması nedeniyle hızla bozulmaktadır. Kuraklık yer üstü sularında olduğu gibi yer altı sularında da ciddi azalmalara yer açmıştır.

Hamdolsun bu yıl kar yağışı bol. Biz şuna da inanıyoruz kar yılı, var yılı. Kar yağışı bol. Dolayısıyla inşallah bir parça nefes alacağız. Ama kuraklık tehlikesinin hala en önemli sorunlarımız arasında yer almayı sürdürdüğünü de unutmamalıyız. Ülkemizin kuraklık dönemini tarımsal sulamada ve içme sularında çok büyük krizlerle karşılaşmadan geçirebilmesinin gerisinde son 20 yılda yaptığımız yatırımlar vardır. Toplamda 300 milyarlık bir yatırımla 9 bin 189 tesisi hizmete açtık. Sadece barajlarda cumhuriyet tarihinde yapılanların tamamını ikiye katlayarak toplamda 47 milyon metreküp su depoladığımız 654 yeni barajı ülkemize kazandırdık. Hizmete açtığımız 605 yeni hidroelektrik santraliyle de elektrik üretim kapasitemizi 109 milyar kilovat saatlik ilave yaptık. Yeni inşa ettiğimiz bin 561 yeni sulama tesisiyle 20 milyon dekar alanı sulamaya açarak çiftimizi yılda 60 milyar lira ilave gelir artışı sağladık.

“44 ilimiz tamamen susuz kalma tehlikesiyle karşı karşıya gelecekti”

Bununla da kalmadık tarımsal sulamada güneş enerjisinden elektrik üretimini teşvik için sözleşme gücünün iki katına kadar lisansız üretim tesisi kurulabilmesi imkanını ve finansman kolaylığını sağladık. Topraklaştırma çalışmalarıyla 6 milyon hektar toprağın verimini ve buraları işleyen çiftçilerimizin karını arttırdık. ülkemizdeki tüm şehirlerin içme suyu meselesi teker teker masaya yatırdık. Sadece bu kapsamda 286 içme suyu ve 24 adet atıksu tesisini tamamlayıp hizmete açarak 49 milyon vatandaşımıza yıllık 2,9 milyar metreküp içme ve kullana suyu temin ettik. Şayet bu yatırımları yapmamış olsaydık kuran geçen son yıllarda 44 ilimiz tamamen susuz kalma tehlikesiyle karşı karşıya gelecekti. Cumhurbaşkanımız liderliğinde aldığımız tedbirler sayesinde böyle bir felakete meydan vermedik. Bugün tüm bu hizmetlerimizi yeni açılışlarla taçlandırıyoruz. Ülkemizin çeşitli yerlerinde 60 adet yer altı barajı ve depolamasını 4 adet içme suyu projesini, 37 adet baraj ve göleti, 62 sulama tesisini 1 adet atık su tesisini, 6adet toplaştırma projesini, 155 adet taşkın koruma tesisini buradan resmen hizmete alıyor olacağız. Bu 325 yatırım 80 milyon metreküpe yakın su depolayarak şehirlerimize yıllık 83 milyon metreküp içme suyu sağlayarak yaklaşık 190 bin hektar araziyi sulayarak 764 bin dekar araziyi toplulaştırarak ekonomimize yılda 300 milyon liraya yakın fazladan katkı sağlayacaktır.

“325 tesisimizin açılışından sonra bile bu hizmetler devam edecek”

Cumhurbaşkanımız her fırsatta bizim siyasetimizin hizmet ve eser siyaseti olduğunu vurgular. Dikkat ederseniz her gün muhalefet cenahından her gün birileri çıkıyor çiftçilerimizle ilgili bir şey söylüyorlar ve söylemeye de devam edecekler. Söylediklerinin yarısı yanlış, yarısı yalan. Ama biz işin bu tarafını çok da umursamıyoruz. Bizim baktığımız taraf çiftçimizin derdine derman olacak hangi teklifi getirdikleri, üreticilerimizin hangi şikayetine hangi çözümü önerdikleridir. Zaten böyle bir şey yapmaları da mümkün değil. Ne böyle bir yetenekleri ne de böyle bir bakış açıları var. Böyle bir niyetleri de yok. Lafa gelince gürültü çıkaranlar sıra çözüme, projeye, programa gelince balon gibi söner. Bizim muhalefetin yaptığı da bu. Biz ise 20 yıldır her alanda eserlerimizle hizmetlerimizle varız. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde var olmaya da devam edeceğiz.

Cumhuriyetimizin en prestijli projelerinden Çanakkale Köprüsünün açılışını yaptık. Bundan yapamıyorsanız, öngöremiyorsanız bile en basitiyle gurur duyarsınız. Yaklaşık 145 yıllık bir hayalin gerçekleşmesi olan bu köprü hem şehitlerimize vefamızın hem ülkemizin kalkınmasının, büyümesin, gelişmesinin sembolüdür. Ama inanın Kılıçdaroğlu başta olmak üzere bugün mesailerinin çok büyük bir bölümünü mesaileri de zaten laf üretmekten ibaret bu köprülerin, bu barajların yapılmasından gurur duymak yerine nasıl bunları kötüleyebilirizin derdindeler.  325 tesisimizin açılışından sonra bile bu hizmetler devam edecek. Durmak yok, yola devam. Cuma günü de yine Cumhurbaşkanımızın katılımıyla Tokat Havalimanını açıyor olacağız. Muhalefetin vizyonu ve kapasitesi bırakın ülke içinde yaptıklarımızı bizim yurt dışında hayata geçirdiğimiz kalkınma ve kültür eserlerini kavrayamaya bile yetmez.

“Yıllardır bu yatırımları yapıyoruz”

Halbuki biz asrımızın en büyük kaynağı olarak değerlendirdiğimiz suyu biriktirmek ve korumak için yıllardır bu yatırımları yapıyoruz. Çünkü suyun sınırsız bir kaynak olmadığını biliyoruz. Son 60 yılda 2,5 kar artan dünya nüfusuna karşılık yağış miktarı, dolayısıyla dünyanın sahip olduğu su miktarı aynı kalmıştır. Hatta hızlı tüketim ve kaynakların kirlenmesi sebebiyle kullanılabilir su miktarı giderek azalmaktadır. Yapılan çalışmalar 2050 yılında dünyada 6 milyar insanın temiz suya erişmekte sıkıntı yaşayacağını işaret etmektedir. İklim değişikliğinin yol açtığı kuraklık, orman yangını, sel baskını gibi hadiseler de su kaynaklarının yeterliliğini ve buralara erişimini daha da zorlaştırmaktadır. Bu gelişmeler bizim su alanında yaptığımız yatırımların isabetini ve kıymetini daha da öne çıkarmaktadır. Bu gibi olumsuzluklar tarım sektöründe üretimin yüzde 70’nin gerilmesine ve bu da gıda sıkıntısına yol açacaktır.

Salgın döneminde temizlik malzemelerine ulaşımda yaşanan krizin dünyada gelişmiş ülkeler başta olmak üzere nasıl utanç verici görüntülere yol açtığını unutmadık. Aynı şekilde gıda üretiminde ve lojistik kanallarındaki bozulmanın tedarikte sebep olduğu en küçük bir tıkanıklığın nasıl kısa bir sürede kitlesel bir paniğe dönüşebildiğini de yine hep birlikte gördük ve görüyoruz da. Ukrayna ve Rusya savaşının krizi, ayçiçeği ve buğday gibi temel gıda maddelerindeki belirsizliği de etkiledi. Çünkü dünyanın buğday ihtiyacının 3’te 1’i bu iki ülke tarafından karşılanıyor. Bizim tahıl üretimimiz vatandaşlarımızın ihtiyacını karşılamaya rahatça yetecek düzeydedir. Aynı zamanda yine bu krizde aldığımız rol münasebetiyle de yine Cumhurbaşkanımızın liderliğinde herhangi bir tedarik sıkıntımızın olmadığı da hepimizin ve sizlerin malumudur. Ama ülkemiz aynı zamanda un ve makarna başta olmak üzere pek çok üründe dünyanın önde gelen gıda ihracatçılarından da biri. Dışarıdan aldığımız un, şeker, yağ gibi ürünleri ülkemizdeki fabrikalarda işleyerek dünyanın dört bir yanın satıyoruz. Bölgemizdeki krizin yol açtığı belirsizlik ister istemez bizi de yeni kaynaklar aramaya, yeni tedbirler geliştirmeye itiyor.

“Önceliğimiz elbette kendi üretimimizi arttırmaktır”

Bu konuda önceliğimiz elbette kendi üretimimizi arttırmaktır. Üretim artışımızın yolu da tarımsal sulamayı yaygınlaştırmadan geçiyor. Ülkemizin aldığı yağış miktarının iklim değişikliği nedeniyle zaman içerisinde azalacağının öngörülüyor olması elbette işimizi zorlaştırıyor. Su yönetimi bunun için hayata öneme sahip. Su kaynaklarımızın korunması çalışmaları artık tercih halinde olmaktan çıkıp mecburiyet haline gelmiştir. Bizim hem tarımsal sulama hem de şehirlerimizin içme sularının korunması hassasiyetimizin gerisinde işte bu fotoğraf vardır. Yaptığımız, baraj, gölet, sulama, depolama yatırımlarıyla zaten bu konuda çok önemli bir mesafe kaydetmiştik geçtiğimiz haftada da ilave kaynak ayırarak tarımsal sulama projelerinden kısa sürede bitirilecek olanları hızlandırma kararı aldık.”

Kirişçi: “Su bütün canlıların ortak değeri ve mirasıdır”

2022 yılı Dünya Su Günü temasının, yeraltı sularına dikkat çekmek adına “yeraltı sularını görünür kılmak” olduğuna dikkat çeken Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişçi ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Dünya’da olduğu gibi Türkiye’de de stratejik olan tarım sektörü, başka bir sektörle asla ikame edilemez. Önce pandemi süreci ardından da etkileri herkesçe malum olan Rusya-Ukrayna Savaşı bu gerçekliği bir kez daha doğrulamıştır. Küresel iklim değişikliği günümüzde global gündemin ön sıralarında yer alan önemli bir konu haline gelmiştir. Bu bağlamda Bakanlığımız su yönetimini faaliyetlerinin merkezine almış bir Bakanlıktır. Bu anlamlı günde, şahsınızda ve zatı alinizin liderliğinde tamamlanan 4.6 milyar TL tutarında 325 adet tesisin açılışını gerçekleştireceğiz. Bu vesile ile bu tesislerin yapımında emeği geçen başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere herkesi şükranla yad etmek istiyorum.

Su toprak ve hava insanlığın hatta bütün canlıların ortak değeri ve mirasıdır. Hamdolsun bugünlerde yurdun neredeyse tamamında yağışlı günler yaşasak da değişen iklim şartları biz e suyun ne kadar önemli olduğunu her defasında hatırlatmaktadır. Bizler suyu nimet olarak kabul eden yağmuru rahmet olarak gören hayır işlemek için su kuyuları açan çeşmeler yapan aziz bir milletin evlatlarıyız. Suyu ihtiyacımız olarak kullanıp, ihtiyaç duyanla mutlaka paylaşırız. Suya verdiğimiz değerin bir nişanesi olarak su hizmetleri tarihimizde önemli bir yer tutmaktadır. Bizler de bu tarihi mirasa layık olmak için yatırımlarımıza hız kesmeden devam ediyoruz.

“Ülkemiz su stresi altında yer alan ülkeler arasındadır”

Hülasa su, medeniyettir. Ülkemizin yıllık yağış miktarı 450 milyar metreküptür. Bu ise yıllık ortalama 574 milimetre yağışa karşı gelmektedir. Dünyanın ortalamasının 990 milimetre olduğu dikkate alındığında aslında su zengini olmadığımız açıkça görülmektedir. Kaldı ki, ülkemizde bölgeler arası farklılık nedeniyle yıllık ortalama yağış miktarı 250 ila 2 bin 500 milimetre arasında 1’e 10 değişim göstermektedir. Türkiye’nin toplam kullanılabilir su miktarı yıllık ortalama 112 milyar metreküptür. Bu miktarın 58.4 metreküpü ancak kullanılabilmektedir. Bu ise yüzde 52’lik bir orana tekabül eder. Bunun 45 milyar metreküpü yani yüzde 77’si tarımda, 13.4 milyar metreküpü yani yüzde 23’ü içme suyu ve sanayide kullanılmaktadır. Bu yekünlü olan kısmın tarım olduğunu dikkate aldığımızda burada yapacağımız çalışmaların önemi de ortaya çıkmaktadır. Özetle kişi başına düşen su miktarı bakımından ülkemiz su stresi altında yer alan ülkeler arasındadır. Tarımda kullanılan suya gelince; ülke olarak suyun etkin ve verimli kullanımı konusunda daha dikkatli ve düzenli olma mecburiyetimiz ortadır. Bu çerçevede bakanlığımız su kaynaklarının korunması, suyun verimli bir şekilde tüketim noktalarına aktarılması veya iletilmesi, yine sulama sistemlerinin modernize edilmesi, bitkisel üretimde üretim desenlerinin bölgedeki su kaynaklarına göre belirlenmesi bunlar Bakanlığımızın ana faaliyet konuları olarak yürüttüğü çalışmalardır ve bu çalışmalarına da devam etmektedir.

Kuşkusuz burada belirleyici olan biz insanların davranışlarıdır. Suyun sınırsız olmadığını dikkate alarak suyu bilinçli kullanmak, hepimizin ortak sorumluluğudur. Böylelikle bakanlık olarak halkımızın içme ve kullanma suyu ihtiyacını, atık su yönetimini, sel ve taşkınlardan korunmayı, enerji kaynağı HES’leri ve gıda güvenliğinin teminatı olan sulu tarım yatırımlarını gerçekleştirmekle mükellef bir bakanlığız. Çalışmalarımızı da bu yönde sürdürüyoruz, sürdürmeye de devam edeceğiz.

2022 yılı Dünya Su Günü teması, yeraltı sularımıza dikkat çekmek adına yeraltı sularını görünür kılmaktır. Yeraltı suları dünyada en büyük hacimli su kaynaklarıdır, stratejik öneme sahiptirler. En önemlisi de bilinçsizce tüketilmeleri geriye dönülemeyecek tahribatlara yol açabilmektedir. Bu nedenle yer altı sularımızı sürdürülebilir bir politika ile yönetmeye çalışıyoruz. Ülkemizin yeraltı suları gelecek nesillere bırakacağımız en önemli doğal kaynağımızdır. Yeraltı sularının sonsuzmuş gibi algılanması üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur. İnsanımızın yeraltı suları konusunda bilinçlendirilmesi gelecek nesillerimizin de su kaynaklarını güvence altına alacaktır.

“Bakanlığımızın son 19 yılda su alanında toplam 295 milyar TL’lik yatırım yapmıştır”

Bakanlığımızın son 19 yılda su alanında toplam 295 milyar TL’lik yatırım yapmıştır. 9 bin 187 adet tesis hizmete açılmıştır. Böylelikle 20 milyon dekar alan sulamaya açılmıştır. Sulanın tarım alanımız gelinen nokta itibariyle 68.5 milyon dekara ulaşmıştır. Toplam sulanabilir tarım arazimizin 85 milyon dekar olduğu dikkate alındığında önümüzdeki yıllarda tamamı sulanması gereken alanlarımızın suya kavuşmuş olacaktır.

İklim değişikliği ve nüfus artışının etkisiyle su depolarının önemi de giderek artmaktadır. Bu çerçevede alternatif depolama yapıları daha büyük önem taşımaktadır. Yeraltı depolama tesisleri, Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla 11. Kalkınma Planı’na da eklenmiştir.

Şu ana kadar 61 adet projemiz tamamlanmıştır. Ürettikleriyle 84 milyon vatandaşımızı bugüne kadar doyurmuş ve bundan sonra da doyuracak olan eli öpülesi çiftçilerimize seslenmek istiyorum: Lütfen ekilmedik bir karış toprağımız, dikilmedik bir tek ağacımız kalmasın. Ahırlarımız, ağıllarımız, kümeslerimizle balık çiftliklerimiz asla boş kalmasın. Ormanla olan barışıklığımız ilahi nihai sürsün. Buradan yine sesleniyoruz. ‘Sen üret yeter’.”

Tunç: “Yaklaşık 30 milyon liraya mal olan önemli bir proje”

Bartın’da yapımı tamamlanan yaklaşık 120 milyonluk yatırımın açılış kurdelesini Bartın Valisi Sinan Güner AK Parti Bartın İl Başkanı Turhan Kalaycı, Belediye Başkanları  ile birlikte kesen Milletvekili Tunç, “Türkiye’de ilklerden biri olan Bahçecik  Yeraltı Barajı’nın yapım ihalesi, DSİ 23. Bölge Müdürlüğü’nce etüt ve planlama işlerinin tamamlanmasının ardından yapılmıştı. Eylül 2020’de yapımına başlanan Bahçecik Yeraltı Barajı inşaatı hızla tamamlandı. Bartın kent merkezi, Abdipaşa ve Amasra’nın içme suyu problemini çözecek Bahçecik Yeraltı Barajı 25 metre yüksekliğinde olup; 212 bin metreküp su depolama hacmi olan içme suyu maksatlı  inşa edilen  yaklaşık 30 milyon liraya mal olan önemli bir projedir. Bahçecik Yeraltı Barajı ile birlikte toplamda yaklaşık olarak 120 milyona malolan, Bartın ili taşkın köprüleri Çayaltı, Göçgündemirci, Aydoğmuş, Alapınar köprüleri, Bartın Merkez Budakdüzü ve Kutlubeydemirci dereleri taşkın koruma inşaatı, Kozcağız İçme Suyu İsale Hattı, Bartın Amasra Göçkün, Göçkündemirci, Yahyayazıcılar, Kalaycı, Cumayanı, Esenler ve Acarlar grup köyleri Büyükdere taşkın koruma inşaatının açılışı da bugün Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Fuat Oktay’ın telekonferans ile katıldığı törenle gerçekleştirildi. Bu büyük yatırımlar için başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere, bakanlarımıza, Valimiz Sayın Sinan Güner, DSİ yetkililerine ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bartın Bahçecik Yeraltı Barajı ile birlikte açılışı gerçekleşen yatırımların Bartın’ımıza hayırlı olsun” dedi.

Akın: “Bu önemli hizmetlerin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum”

Törene katılan Bartın Belediye Başkanı Cemal Akın da tesisin Bartın’ın içme suyu ihtiyacını karşılayacak önemli bir yatırım olduğunu söyleyerek “Bartın’ın içme suyu ihtiyacı için önemli bir yatırım olan Bartın Ulus Bahçecik Yeraltı Barajı Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Fuat Oktay’ın telekonferans yolu ile katıldığı törenle hizmete alındı. Tabii yeraltı barajının yanı sıra Bartın ili taşkın köprüleri (Çayaltı, Göçgündemirci, Aydoğmuş, Alapınar köprüleri),  Bartın Merkez Budakdüzü ve Kutlubeydemirci dereleri taşkın koruma inşaatı, Kocağız İçme Suyu İsale Hattı, Bartın Amasra Göçkün, Göçkündemirci, Yahyayazıcılar, Kalaycı, Cumayanı, Esenler ve Acarlar grup köyleri Büyükdere taşkın koruma inşaatının da açılışı gerçekleştirildi. Bu önemli hizmetlerin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bu büyük yatırımlar için başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, ilgili bakanlara ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Güner’den sunum

Konuşmaların ardından Ordu, Bartın ve Balıkesir’e telekonferans yöntemiyle bağlantı kuruldu. Bartın’la yapılan ilk bağlantıda Vali Sinan Güner kısa bir sunum yaptı. Ardından Bartın protokolü hep birlikte kurdele keserek açılışı gerçekleştirdi.

Bartın’ın 50 yıllık su ihtiyacının giderilmesini sağlayacak Bartın Bahçecik Yeraltı Barajı ile Ilındır deresi üzerinde yapılacak olan ve proje ihalesi yapılan Ilındır Barajının hayata geçirilmesi ile Bartın kent merkezi, Abdipaşa ve Amasra’nın içme suyu problemini kalıcı olarak çözülmüş olacak.

Türkiye’nin 26’ıncı yeraltı barajı oldu

İklim değişikliği ve nüfus artışının etkisi, depolama yapılarının önemini artırdı. DSİ, muhtemel kuraklık etkilerini en aza indirmek amacıyla yer üstü barajlarının yanı sıra yeraltı barajlarını programa aldı. Yer altı barajları, 2019 yılında 11. Kalkınma Planı’na eklendi. 2023 sonuna kadar 100’ün üzerinde yeraltı barajı yapılması planlandı. Bu kapsamda 2020 yılının sonuna kadar 19 baraj tamamlandı. 2021 yılında ise 6 proje tamamlanarak yeraltı barajı sayısı 25’e yükseldi. Bahçecik Yeraltı Barajı, Türkiye’de yapımı tamamlanan 26. baraj olarak kayıtlara geçti.

 

 

 

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN