TUNÇ'TAN 4. YARGI PAKETİYLE İLGİLİ AÇIKLAMA

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, Haber Merkezi programında 4. Yargı Paketinde yer alan düzenlemeler ve gündeme ilişkin konularda açıklamalarda bulundu. Kamuoyunun gündeminde yer alan Elmalı Davasıyla ilgili 'Bu tür hataları kararların düzeltilme imkanı yine yargı sistemimiz içerisinde vardır' diyen Milletvekili Tunç, 4. Yargı Paketiyle ilgili 'Çok sayıda düzenleme yargı paketinde yer aldı' ifadelerinde bulundu.

PAYLAŞ

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, Haber Merkezi programında 4. Yargı Paketinde yer alan düzenlemeler ve gündeme ilişkin konularda açıklamalarda bulundu. programda ilk olara  kamuoyunun gündeminde yer alan Elmalı Davasıyla ilgili açıklamalarda bulunan Milletvekili Tunç şöyle konuştu:

“Çocukların istismarı ve cinsel istismarıyla ilgili suçları duyduğumuzda hepimizin içi acıyor, üzülüyoruz. Çocukların korunması çok önemli. Bu tehlikelere karşı korunmasız çocukları korumak öncelikle devletin birinci görevi. Bu anlamda çok hassasız. Gerek Adalet Bakanlığı gerekse Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı çocukların korunmasıyla ilgili gerekli tedbirleri alıyorlar. Bizde yasal düzenlemeler olarak çocukların cinsel istismarını düzenleyen Türk Ceza Kanunun 103. Maddesinde cezaları, bu tür suçlar karşısında mücadeleyi daha da etkin hale getirmek için attırmıştık. Tabi ki cezayı arttırmak tek başına çözüm olmuyor. Özellikle uygulamadan kaynaklanan problemler olabiliyor.

“Ülkemizde alt sınır 18 yıldan başlıyor”

Her dosyanın durumunu bilmek gerekiyor. Kamuoyuna yansıyan olumsuz durumlar var. Tabi bu olumsuz durumların ortaya çıkmasının sebebi bazı yargı uygulamalarından kaynaklanabiliyor. Bu tür suçlara en çok cezayı veren dünyada en fazla ülkelerden bir tanesiyiz. Özellikle Avrupa ülkelerinde de çocuğun cinsel istismarı hat safhada. Oralardaki üst sınır aslında biz de alt sınır. Bizim alt sınır 18 yıldan başlıyor. Bir çok ülkede üst sınır ceza miktarı 18 yıla kadar. Ceza miktarı açısından problem olmayabiliyor. Ama delillerin toplanması açısından bir takım uygulama problemleri ortaya çıkabiliyor. Yargının verdiği hatalı kararlar da yapabiliyor. Bu hatalı kararların düzeltilme imkanı var. İtirazlar yapılıyor.

“Kamuoyunun infialine yol açılmaması gerekiyor”

Çocuğun cinsel istismarı hepimizin hoş karşılamadığı, iğrenç bir durum. Burada yargının özellikle delillerin değerlendirilmesi ve soruşturma aşamasında çok dikkatli davranması gerekiyor. Özellikle kamuoyunun infialine yol açılmaması gerekiyor. Çocukların ifadeleri soruşturma aşamasında çok önemli. Bu anlamda çok mesafeler aldık. Bu ifadeler artık adliyelerde alınmıyor, Çocuk İcra Merkezlerinde alınıyor. Çocuk İcra Merkezlerinde çocuklar bir yargı mensubuyla karşı karşıya gelmeden çocuk ifade verdiğinin bile farkında olmadan aslında ifadesi alınıyor. Uzmanlar eşliğinde, psikologlar, soysal çalışmacılar eşliğinde alınıyor.

“Katalog suçlarda  kaçma ve delilleri karartma şüphesi olmasa dahi şüpheli tutuklanabilecek”

4. Yargı Paketiyle de ilişkilendirilerek çocukların cinsel istismarıyla ilgili bir takım yanlış aktarımlar söz konusu bunu da düzeltmekte faya var. Katalog suçlar içerisinde çocukların cinsel istismarı da yer alıyor. Ağır suçlar dediğimiz suçlar arasında. Uygulamada somut delil şartı katalog suçlarda da 4. Yargı Paketinde  yapılan düzenlemeler var. Bundan hareketle bu suçlarda artık somut delil şartı aranacak. Dolayısıyla somut delil olmadan tutuklama olmayacağı için burada bir zaaf ortaya çıkacak gibi bir eleştiri söz konusu. 4. Yargı Paketinde  kuvvetli delil gösterecek somut delil şartı bütün suçlar bakımından aranacak. Katalog suçlar da dahil. Katalog suçlarda ise kaçma ve delilleri karartma şüphesi olmasa dahi şüpheli tutuklanabilecek. Çocukların cinsel istismarı suçu da bu katalog suçlar içerisinde.

“Tutuklama açısından bir zafiyet söz konusu olmayacak”

Somut delil şartını buradan kaldırdığınızda “çocukların cinsel istismarı suçlarında şüphelinin yararına bir durum mu söz konusu?” şeklinde eleştiriler var. Bu yanlış anlamadan kaynaklanıyor. Burada uygulamayı bilmek gerekiyor. Çocukların ifadesi Çocuk İzleme Merkezlerinde alınıyor. Uzmanlar eşliğinde alınıyor. Bir adli ya da karakol ortamı değil. Dolayısıyla çocuk bu merkezlerde bir savcıyla da göz göze gelmiyor. Savcı aynalı odadan takip ediyor. Çocuk özgürce yaşadıklarını uzmanlara anlatıyor. Bunu anlatırken de aslında ifade verdiğinin bile farkında değil. Oradaki uzmanların tutacakları rapor salt bir ifade tutanağı değil. Dolayısıyla bu bir somut delildir aslında. Bu Elmalı Davasında da böyle. Diğer davalarda da böyle. “Burada sadece çocuğun ifadesi alındığı için somut delil şartı olmaz” ifadesi doğru değil, çünkü orada tutulacak rapor bir somut delil şartını da ortaya çıkarmış oluyor. Tutuklama açısından bir zafiyet söz konusu olmayacak.

“Bu tür hataları kararların düzeltilme imkanı yine yargı sistemimiz içerisinde vardır”

Yargıda güveni tesis etmek ve arttırmak için Türkiye Büyük Millet Meclisinde günlerce çalışıyorsak, yargı paketleri çıkarıyorsak ki Yargı Reformu Strateji Belgesinin şuanda 4. Paketini çıkarıyoruz. Biz bu kadar düzenlemeleri vatandaşlarımızın yargıya güveni artsın, “geciken adalet adalet değildir” düşüncesiyle yargı yavaş işlemesin, güvenilir bir adalet sistemi tam anlamıyla tesis edilsin diye yapıyoruz ve çalışıyoruz. Burada tabi herkese görevler düşüyor. Yasama olarak sadece bizlere değil, uygulama olarak özellikle yargı mensuplarımıza, güvenlik görevlilerimize de düşüyor. Herkes görevlerini tam anlamıyla gerçekleştirdiği takdirde bu tür aksaklıklar olmaz. Bu tür hataları kararların da yine düzeltilme imkanı yine yargı sistemimiz içerisinde vardır.

Vergi Usul Kanunu 359…

Vergi Usul Kanunu 359 ile ilgili galen talepler için İnsan Hakları Eylem Planında Sayın Cumhurbaşkanımız bu hususu açıkladı. Özellikle vergi kaçakçılığıyla ilgili hususlarda her yıl için ayrı ayrı cezalar verildiği  takdirde fiil ile yaptırım arasında bir dengesizlik olabiliyor. 25-30 yıla yakın ceza söz konusu olabiliyor. Bu dengeyi sağlayacak bir düzenleme yapmak açısından İnsan Hakları Eylem Planında bu husus zincirleme suç kapsamında değerlendirilerek tek bir suç kabul edilip cezada artırım yapılması söz konusu olduğunda fiil ile yaptırım arasındaki denge ve adalet sağlanmış olacak. Bu düzenlemeyi yaparken sahte fatura ve vergi kaçakçılığıyla ilgili mücadeleyi zaafa uğratmamak gerekiyor. Bir dengeyi kurmak gerekiyor. İyi niyetli esnaf ile bunu suçu kasıtlı olarak işleyen çeteleri birbirinden ayırmak gerekiyor.  Bu dengeyi kurmak için bir çalışma yapmak gerekti. Şuanda o çalışma gerçekleştiriliyor. 4. Yargı Paketinin komisyon aşamasına bu yetişmedi. Belki daha sonra Genel Kurul aşamasına bu yetişebilir. Yetişmesi için çalışılıyor. Yetişmediği takdirde 5. Pakette de yerini alabilir.

Başka meslekleri yaparken avukatlık stajı…

Başka meslekleri yaparken avukatlık stajı konusu da İnsan Hakları Eylem Planında yer aldı. bu konudaki çalışmada devam ediyor. Komisyon görüşmeleri sırasında 4. Pakete yetişmedi. Burada hukuk fakültesini bitirmiş kamuda çalışan memurlar var. İstifa etmeden avukatlık stajına başlayamıyor. Belki de avukatlık yapacak ve kurumuna daha faydalı olacak. Böyle uygulama problemleri var. Aynı zamanda eczacılık gibi başka mesleği yapanlarda var. Orada sigortalı olduğu için hukuk fakültesini bitirmiş orada staj yapıyor. 6 ay adliyede staj yapması, 6 ayda avukat yanında staj yapması lazım. Kamuda çalışanlar için kurumunun hukuk bölümünde çalıştığında bu avukat yanında çalışmaya sayılabilir. Diğer 6 aylık kısım için maaş almadan adliyede staj durumu var. Bu konuda çalışma devam ediyor. İnsan Hakları Eylem Planında da Sayın Cumhurbaşkanımız açıkladı. Bunun yasal düzenlemesi de en kısa sürede gerçekleşecek.

Çek düzenlemesi…

Çeklerle ilgili bir yasal düzenleme yapmıştık. Çek bedelinin yüzde 10’unun 1 yıllık süre içerisinde ödemek kaydıyla geri kalan kısmını 4 yıllık bir vadeye bölme imkanı da getirmiştik. Ancak Covid nedeniyle bundan da yararlanamadığını ifade eden kişiler oldu. Bu konulara tabi ki duyarsız kalmayız. Şuanda karşılıksız çekten dolayı açık cezaevlerinde bulundurulanlar Covid nedeniyle izinle. Ceza evlerine girme söz konusu değil. Covid izinlerinin de süresinin uzatılmasıyla ilgili 4. Pakette komisyon görüşmeleri sırasında verilen önergeyle 30 Kasım’a kadar Adalet Bakanlığına yetki verildi. Dolayısıyla açık cezaevine girme söz konusu değil. Çekle ilgili bir kalıcı düzenleme gerekiyor. Geçmişte karşılık çek verenler dolandırıcılıktan yargılanıyordu. Daha sonra hapse dönüştü. Sonrasında hapse kaldırdık. Ondan sonra adli para cezası ve hapse dönüşen bir durum söz konusu oldu. çek, dünyadaki uygulamadan farklı bir şekilde ülkemizde kullanılıyor. Bir vadeli ödeme aracı gibi kullanıldığı için senetten daha güvenli bir ödeme aracı şeklinde ekonomide bir yer tutuyor. Burada ekonominin durumu ve suçla mücadele anlamında hem mağdur hem de borçluyu birlikte düşünerek bir çözüm yoluna gitmek gerekiyor.

İptal olan ehliyetler…

İptal olan ehliyetlerin konusu 4. Yargı paketiyle ilgili bir husus değil. Trafikte işledikleri suçlardan dolayı ehliyetleri iptal olan kişiler ve ehliyetlerinin iade edilmesini istiyorlar. Bu konu tabi ki değerlendirilebilir. İnsan hayatı bakımından burada trafik kurallarına uymak da önemli. Bu tür afların zaman zaman çıktığı durumda suçla mücadele konusunda zaafların olabileceğini de düşünmek gerekiyor. Bu tür yoğun taleplere de duyarsız kalmamak gerekiyor. 4. Pakette bu düzenleme yok ama ileride olmayacağı anlamına da gelmiyor.

İşte 4. Yargı Paketinde yer alanlar!

4. Yargı Paketinde getirdiğimiz hususları özetlersek idarenin devam süresi 60 günden 30 güne düşürülüyor. İdareye başvurduktan sonra idarenin cevap verme süresi 60 gündü şimdi 30 güne düşürülerek bu süre kısaltılıyor. Sulh Ceza Mahkemelerinin tutuklama tedbirlerine ilişkin kararlarına itiraz Sulh Cezaya yapılıyordu. Artık bir üst mahkemeye yapılarak daha güvenceli bir sistem getirildi. Tutuklama somut delil kriteri katalog suçlar bakımından da uygulanacak. Adli kontrol süresine üst sınır getiriliyor. Ağır ceza dışındaki suçlarda 2 yıl uzatma süresiyle birlikte 3 yılı geçemeyecek. Ağır ceza suçlarında da 3 yıl ve uzatma süresiyle 3+3 yıl olmak üzere 6 yılı geçemeyecek. Terör suçlarında bu uzatma süresi 4 yıl olacak. Eşe karşı işlenen suçlarda ağırlaştırıcı sebep söz konusuydu. Bu ağırlaştırılmış sebep suçları boşanmış eşlere de işlendiğinde aynı şekilde eşe karşı işlenmiş gibi ağırlaştırıcı sebebe dahil olacak.

“Çok sayıda düzenleme 4. Yargı Paketinde yer aldı”

Konutu terk etmeme ve adli kontrol cezası verilmişse 2 gün konutta kaldığı süre sanki cezaevinde 1 gün kalmış gibi infazdan düşecek. İfade almak için mesai saatleri dışında bir yakalama olmuşsa burada kişi bir defaya mahsus ifade vereceği günü taahhüt ettiği takdirde cumhuriyet savcısının kararıyla serbest bırakılabilecek. Ancak ifadeye gelmediği takdirde bunun idari para cezası şeklinde yaptırımı olacak. İddianamelerde şüpheliyle ilgili suçla ilgisi olmayan hususlarda yer verilemeyecek. Sadece suçla ilgili hususlar iddianamelerde yer alacak. Bilişim suçları artık mağdurun yerleşim yeri mahkemesi yetkili olacak. Hakim adaylarının ve avukat stajyerlerinin Anayasa Mahkemesinde staj yapmasından tutunda hak ve özgürlükleri güçlendiren çok sayıda 4. Yargı Paketinde yer aldı.”

Nurdan EROĞLU

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN