Koç, antibiyotik kullanımına dikkat çekti

Antibiyotik direnci, sağlığı tehdit ediyor!

PAYLAŞ

Nurdan Eroğlu

Bartın Sağlık İl Müdürü v e İl Halk Sağlığı Müdür Vekili Dr. Dursun Koç, antibiyotik kullanımına dikkat çekti. Antibiyotik direnci, tüm dünyada halk sağlığını tehdit eden önemli sorunlardan biri olduğunu ifade eden Koç, “Toplumda direnç sorununun önemi ve antibiyotiklerin akılcı kullanımına yönelik farkındalığın arttırılması gerekmektedir” dedi.

Bartın Sağlık İl Müdürü v e İl Halk Sağlığı Müdür Vekili Dr. Dursun Koç, antibiyotik kullanımına dikkat çekti. Kullandığımız antibiyotiği bir başkasına önermememiz gerektiğini belirten Koç, akılcı ilaç kullanımının önemine değindi. Antibiyotik direnci, tüm dünyada halk sağlığını tehdit eden önemli sorunlardan biri olduğunu ifade eden Koç, “Antibiyotik direnci, tüm dünyada halk sağlığını tehdit eden önemli sorunlardan biridir. Öncelikle sağlık çalışanları, yöneticiler, politikacılar, eğitimciler ve toplumda direnç sorununun önemi ve antibiyotiklerin akılcı kullanımına yönelik farkındalığın arttırılması gerekmektedir. Bu sorunu bu kadar ciddi kılan bir durum da; mikroorganizmaların çok hızlı direnç geliştirmesine karşın bu mikroorganizmaların tedavisinde kullanılabilecek yeni antibiyotiklerin artık geliştirilememesidir. Günümüzde artık mevcut antibiyotiklerin tümüne dirençli bakterilerle gelişen, hiç tedavi şansı olmayan enfeksiyonlar gözlenebilmektedir” dedi.

“TARTIŞMASIZ BİR ÖNEME SAHİP”

Antibiyotiklerin en önemli tedavi edicilerinden biri olduğunu dile getiren Dursun Koç, şunları söyledi:

“Antibiyotiklerin keşfedilmesi sayesinde tüm dünyada bakteriyel hastalıklardan kaynaklı ölüm oranı düşmüş ve ölümcül birçok rahatsızlık tedavi edilebilir hale gelmiştir. Antibiyotikler, hala modern tıbbın birçok tedavisinde tartışmasız bir öneme sahiptir; özellikle organ nakilleri, kanser tedavisinde kullanılan kemoterapi ve hatta birçok ortopedik cerrahi uygulamalar güçlü antibiyotikler sayesinde mümkün olmaktadır.

YANLIŞ ANTİBİYOTİK KULLANIMINA DİKKAT!

Ancak sağlık alanının bu önemli keşfi, akılcı reçete edilmeme ve kullanılmama nedeniyle, birçok sağlık sorununu da beraberinde getirmektedir. Antibiyotik kullanımına ilişkin yapılan en önemli yanlışlık, grip nezle gibi viral rahatsızlıkların, antibiyotik kullanımı ile tedavi edilmeye çalışılmasıdır. Ancak antibiyotikler yalnızca bakteriler üzerinde etkili olabilmektedir. Antibiyotiklerin, sanıldığının aksine viral enfeksiyonları yok etme, tedavi süresini kısaltma ya da yayılmasını durdurma gibi bir işlevi yoktur. Öte yandan yanlış antibiyotik kullanımı bakterilerin antibiyotik tedavisine direnç kazanmasına yol açar. Bu durumda antibiyotik, gerçekten gerekli olduğunda hastalıkları tedavi edemez hale gelir. Diğer yandan yanlış antibiyotik kullanımı, tedavi sürecini hem hasta hem de kamu nezdinde artırır ya da yan etkisi çok fazla yeni ilaçların kullanımını gerektirir. Antibiyotiklere direnç kazanan bakteriler sadece yayılmaz, dirençten sorumlu genetik yapılarını diğer bakterilere de geçirip bugünü olduğu kadar gelecekte antibiyotik ilaç kullanımını da tehdit eder. Bundan en çok da cerrahi hastaları, organ nakli yapılanlar, kanser kemoterapisi gören hastalar, yoğun bakım hastaları ve prematüre bebekler gibi hastalar zarar görmektedir.

“BAŞKA HASTALIKLARA DAVETİYE ÇIKARIYOR”

Antibiyotik direnci öteden beri bilinmektedir. Ancak son zamanlarda direnç gelişimi çok artmış ve hem Avrupa’da hem de ülkemizde ciddi bir halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Tüm bu nedenlerle; tüm ilaçlarda temel ilke olan akılcı ilaç kullanımına, antibiyotikler söz konusu olduğunda daha da önem vermek gerekmektedir. Akılcı ilaç kullanımının temel ilkesi; ilacın bir uzman tarafından verilmesi ve bir uzmanın bilgi ve danışmanlığında temini ve kullanımıdır. Bununla birlikte, ilacın önerildiği biçimde ve önerilen doz ve zamanda kullanımı kullanıcıların en önemli sorumluluğudur. Diğer türlüsü, sağlıklı olmak için kullanılan antibiyotikler nedeniyle, bugün ve gelecekte başka hastalıklara davetiye çıkarmak demektir.

AVRUPA’YA GÖRE 3 KAT FAZLA

Ülkemizde kişi başına ortalama 26 kutu ilaç tüketilmekte ve bunların yaklaşık 9 kutusunu antibiyotikler oluşturmaktadır. Tüketimde ilk sırayı, gastrointestinal kanal (mide, bağırsak) ve metabolizma ilaçları almıştır. Türkiye’de antibiyotik kullanımı Avrupa ülkelerine göre 2-3 kat daha fazladır, ülkemizde yaşayan her üç kişiden biri antibiyotik kullanmıştır.

“HER ANTİBİYOTİK HER HASTAYA İYİ GELMEZ”

Geçtiğimiz yıl Dünya Sağlık Örgütü, antibiyotik direncinin artık küresel bir tehdit oluşturduğunu ilan etmiştir. Bakteriler için antibiyotik direnci, bakterilerin herhangi bir antibiyotiğin varlığına rağmen üreyebilmesi ve enfeksiyon yapabilmesidir. Bunun sonucunda ise, daha sonra antibiyotiğe ihtiyaç duyulduğunda işe yaramazlar. Bu yalnızca antibiyotiği uygun olmayan biçimde kullanan kişi açısından değil, sonradan dirençli bakteriye yakalanma riski olan herkes için tehlike oluşturmaktadır. Bu çerçevede antibiyotik direncine karşı, akılcı ilaç kullanımının önemi ve zorunluluğu ile ilgili çok disiplinli bir strateji geliştirilmesi gerekmektedir. Bilinmelidir ki her antibiyotik, her hastaya iyi gelmez. Çünkü antibiyotiklerin etki alanı hastanın yaşı, cinsiyeti, kullandığı diğer ilaçlarla gireceği etkileşimlere göre farklılaşabilmektedir. Antibiyotikler; ateş düşürmez, ağrı dindirmez, virüslere bağlı enfeksiyonları tedavi edemez, grip ya da nezle gibi virüslere bağlı solunum yolu enfeksiyonlarında antibiyotiklerin tedavide yeri olmadığını unutulmamalıdır.

“REÇETESİZ ANTİBİYOTİK KULLANMAYIN”

 Hekim tarafından belirtilen doz, sıklık ve sürede ilacın kullanılması, hasta tarafından alerjik durumlar hakkında hekime bilgi verilmesi, ilacın olası yan etkileri, ilacın besin ve ilaç etkileşimlerinin bilinmesi, hamilelik ve emzirme döneminde, çocuklarda, yaşlılarda, böbrek ve karaciğer yetmezliği olan hastalarda, kronik hastalığı olanlarda, ilaç alerjisi öyküsü olanlarda ilaç kullanımı konusunda daha dikkatli olunmalı, ilaçlar çocukların göremeyeceği, ulaşamayacağı yerlerde, ışıktan ve nemden korunarak, ambalajında en uygun saklama koşullarında muhafaza edilmeli, ilaç dışı gıda takviyesi, bitkisel ürün gibi tedaviye yönelik diğer ürünlerin bilinçsiz kullanımından kaçınılarak hekime danışılmalı, hekime muayene olmadan kesilmiş veya açılmış ambalajlar eczaneden satın alınmamalı, son kullanma tarihi geçmiş olan ilaçlar kesinlikle kullanılmamalıdır.”

Son olarak ilk muayenelerde aile hekimlerinin tercih edilmesi gerektiğini ifade eden Dr. Koç, tedavi başarısının artması amacıyla hekim tarafından reçete edilmediği takdirde antibiyotik kullanılmamasını tavsiye etti.

 

 

Nurdan EROĞLU

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN