2022'DE BARTIN'IN ANA GÜNDEMİ FİLYOS OLACAK

2022'de Bartın'ın ana gündeminin Filyos Projesi olduğunu ve Bartın'ı her anlamda Filyos'a entegre edeceklerini ifade eden Bartın Valisi Sinan Güner, Bartın-Filyos ulaşımını daha kısa mesafeden sağlamak için yapılan yolun, ham yol şeklinde tamamlandığını, Mugada, Kızılkum, Güzelcehisar, İnkumu sahil hattının turizm bölgesi olarak planlandığını ve Kozcağız-Terminal arasındaki 1000 dönümlük arazinin de hangarlar ve depo yapımı için hazırlandığını söyledi. Ayrıca Organize Sanayi Bölgesindeki (OSB) 5 parselin yine Filyos için bekletildiğini belirten Vali Güner, bu konuda TPAO ile görüşüldüğünü kaydetti. Sinan Güner, Kirazlıkköprü Barajı kenarındaki bazı yerlerinde depo ve hangar alanı olabileceğini sözlerine ekledi.

PAYLAŞ
Bartın Hergün Gazetesi - Nurdan EROĞLU

 

Bartın Valisi Sinan Güner, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Bartın’daki ulusal ve yerel basın kuruluşlarının temsilcileriyle kahvaltıda bir raya geldi. Bartın İl Emniyet Müdürü Şakir Engin Korkmaz ve Vali Yardımcısı Abdullah Akdaş’ın da bulunduğu kahvaltıda tüm gazetecilerin gününü kutlayan Vali Güner, Bartın’daki çalışmalar ve yatırımlarla ilgili de önemli bilgiler verdi. Bartın’ın 2022’de ana gündeminin Filyos Projesi olacağını ifade eden Güner, bölgede 4 bin 500, 5 bin civarında istihdam olacağını belirterek “Bu yılın gündemi mutlaka Filyos olacaktır. Tabi böyle olunca Filyos’un alt bileşenleri de yine bu yılın konuları arasında olacak. Filyos Vadisi aslında Çaycuma ve Bartın’ı kapsayan bir blokta. Bunu bizi sürekli gündemde tutmamız lazım. Orada büyük yatırımlar yapılıyor. Projede aslıda ilk olarak oranın bir sanayi bölgesi olarak planlanması vardı. Bütün hesaplar bunun üstüneydi ama doğalgaz da çıkınca işin boyutu daha da büyüdür. Filyos’ta 4 bin 500, 5 bin civarında bir çalışan olacak. Böyle bir işgücü potansiyeli mevcut.  Özellikle bu çalışanlar arasında stratejik personelin ya da diğer bir tabirle beyaz yakalılar da olacak ve tabi bu çalışanların aileleri de bu bölgede yaşayacak” dedi.

“Filyos’u turizm bölgemize biran önce bağlamamız lazım”

Filyos gibi büyük bir potansiyelden Bartın’ın muhakak yararlanması gerektiğini kaydeden Sinan Güner, sözlerine şöyle devam etti:

“Biz böyle bir büyük potansiyelden Bartın olarak mutlaka yararlanmak istiyoruz. Sanayicimiz, turizmcimiz, inşaat sektörümüz, hizmet sektörümüz, konaklama sektörümüzün bir yan kol olarak bu projeden ve gelişmelerinden yararlanmasını istiyoruz. Bizim “İkinci Filyos olacağız” gibi bir algımız yok. Ama burada yaratılan istihdam ve yatırım değerini paylaşmamız lazım. Bartın’da da bu nüfus hareketliliğini ister istemez yaşayacağız. Biz bu nüfus hareketliliğini ve gelişmeyi planlı bir şekilde karşılayamazsak ne sosyal olarak ne de ekonomik olarak istediğimiz şeyleri elde edemeyiz. Bizim Filyos bölgesini özellikle biran önce turizm bölgemize bağlamamız lazım. Bunu yapamasak çok büyük bir fırsatı kaybederiz.

“Sahil hattımız Filyos’e entegre turizm bölgesi olarak planlıyoruz”

Mugada, Kızılkum, Güzelcehisar ve İnkumu hattını kesinlikle turizmin dışında bir maksatla  açmayacağız. Biz o bölgeyi turizm bölgesi olarak Filyos popülasyonuna hazırlamak istiyoruz. “Burayı sanayi bölgesi yapalım” şeklinde böyle biz düşüncemiz ya da vizyonumuz kesinlikle yok. Biz o bölgede 2019 yılında Filyos’a bir bağlantı yolu yapmaya başladık. Yol ormanın içerisinden geçiyor. Ham olarak yolun yapımını bitirdik. TPAO ile bu konuda görüşüyoruz. Yolu belki asfalt olarak da yapabiliriz ya da TPAO bize güçlü mali yapısıyla destek olursa o yola tünelde yapabiliriz. Burada önemli olan oradaki popülasyonun Bartın’a gelmesi. Aynı şekilde Bartın’dan Filyos’ta çalışanların da oraya ulaşımının en kestirme şekilde sağlanması gerekiyor.

“Filyos’la Bartın ulaşımının sağlanması ilimiz için hayati önem taşıyor”

Filyos’la Bartın ulaşımının sağlanması ilimiz için hayati önem taşıyor. Bartın olarak en önemli avantajlarımızdan biri ise sahilimiz yani denizimiz. Deniz ve doğal güzelliğimiz bizim güçlü yönümüz. Zayıf yönümüzde ulaşım. Bunun için bizim bu zayıf yönümüzü biran önce halletmemiz lazım ki güçlü yönümüze fırsat penceresi açabilelim.

“OSB’de 5 parseli,  TPAO’nun ikmal inşaatları için ayırdık”

Organize Sanayi Bölgemizde (OSB) 10 tane parsel oluşturduk. Bunun 5 tanesini geçen gün tahsis ettik. 5 tanesini de elimizde şuanda tutuyoruz. Bu konuda da TPAO’ya bir teklif götürdük ve TPAO’nun tabelasını taşıyan yatırımlar için bu parselleri tahsis edebileceğimizi söyledik. Sanayi olmadan büroculukla ya da depoculukla istihdamı, ekonomik gelişmeyi sağlayamayız. OSB’deki bu 5 parseli bunun için bekletiyoruz. Filyos Vadisinde kendilerine yer verilmeyen ya da yüksel maliyet olduğu takdirde bunu katlanmak istemeyen sanayiciler ya da yatırımlar illaki Bartın’a gelmek zorunda. Boru sistemi için ön görülen zaman dilimiz 30 yıl. Filyos’taki büyük sanayi kuruluşlarının yan kuruluşları ya da TPAO’nun kendi ikmal inşaatları için burada sanayi parsellerimizi hazır ediyoruz.

“Lojistik depolar ve hangarlar için Kozcağız ve Terminal arasında parsel oluşturmayı hedefliyoruz”

Sanayi açısından parsel çalışmaları yaparken bir taraftan da Filyos Limanı için lojistik alanlar oluşturmaya çalışıyoruz. Büyük depolara ve hangarlara çok büyük bir ihtiyaç var. Kozcağız ile Terminal arasında 1000 dönüm yer. Burada birkaç özel mülkiyet var. Onlara da dokunmak niyetinde değiliz. Buradaki devlete ait arazileri tescil edip parselleştirerek lojistik depoları ve hangarlar için buraları tahsis etmek istiyoruz.

“Kirazlıkköprü Barajı kenarlarını da Filyos projesine entegre etmek istiyoruz”

Aynı zamanda oteller için de yerler oluşturmaya çalışıyoruz. Hatta Kirazlıkköprü Barajı kenarlarında kullanılmayan alanları da  Filyos projesine entegre etmek istiyoruz. Bu konuyu da Devlet Su İşlerine (DSİ) ve Cumhurbaşkanlığı Strateji Başkanlığına da sunduk. Baraj kıyılarında kamulaştırılmış ama çeşitli sebeplerle kullanılmayan araziler mevcut. Tabi buralara ev yapamayız ama hangarlar ya da depolama alanı yapılabilir. Bu konuda da hazırlıklarımız mevcut. Bartın Üniversitesi de lojistik konuda ihtisaslaşan üniversitemiz oldu. Bu konuda çok yönlü hazırlık içerisindeyiz. Belediyelerimize İl Özel İdaremize çok görev düşüyor.

Demiryolu ve çevreyolu projeleri

Demiryolu ve çevreyolu konuları aslında yeni konular değil. Çevreyolu Arıt’ tan ve Cide’den gelen Karadeniz Sahil yolu geldiği zaman Arıt’ tan çıkan yol ile birleşip aşağıya doğru döndüğünde OSB’nin önünden çıkıp Ankara İstanbul istikametine gidecek. Bu eskiden beri var olan bir konu. Bizim burada müdahil olduğumuz konu liman tarafı. Çünkü mesela Samsun’dan gelen bir tırın, kamyonun şehre girmeden gittiğini düşünelim. Burada iki tane OSB var şimdi. Buradaki yük var Mescier’in günlük yükü var 200 kamyon. Mecburen Çatmaca’ya giriyor aynı yoldan limana gitmek zorunda başka yol yok çünkü. Çimentonun da çıkan yükünün Çatmaca’dan geçip Ankara istikametine gittiğini düşünün. Burada çevreyolu çok önceden planlanmış yani Karadeniz sahil yolu ile beraber planlanmış. İnsanlar buna olumlu yaklaştılar. İnsanlara bunu izah ettiğiniz zaman akıla yatkınsa daha kolay oluyor. Eskinden Güney-Kuzey yoktu tek yol vardı ona da çevreyolu deniyordu. Şimdi ise Güney çevreyolu ve Kuzey çevreyolu oldu. Güney çevreyolu eski olduğu için onun yapım aşaması olacak.

Büyük firmalara üretimlerini Bartın’da yapmaları teklif edildi

Boğaz-Bartın bağlantısı çift yön yani iki gidiş iki geliş olacak. Mescier 3.yatırımını yapıyor şuanda. Yer tahsislerinde şunu hesapladık. Örneğin Tekla’ sın malzemesini getiren firma İstanbul’da bu firma hammaddesini buraya getirmek zorunda. Kendilerine siz orada üretiyorsunuz gelin burada üretin, size fabrikanın karşısında yer verelim. Üretiminizi buradan yapın, tedarik sıkıntıları yaşanmasın. Mescier şimdi yeni bir ürün oraya çıkaracak. Karabük’te bu işi yapanlar vardı siz buraya gelin Mescier’in karşısındaki küçük parsele siz yerleşin. İstanbul’da ki firma Sırbistan’a gediyordu onları buraya çağırdık buraya geldiler. Her gün 200 kamyona bile sıkıntı çekiyoruz. Mümkün değil yolun bu kadar yük çekmesi. Çevreyolunun mutlaka planlandığı şekilde bitmesi gerekiyor. Ama demiryolu bağlantısı çok farklı bir konu, ben bunu Kumluca-2 köprüsünün açılışında Ulaştırma Bakanı oradayken de söylemiştim. Ulaştırma Bakanı buraya selden önce geldiğinde de söylemiştim. Bu aslında yeni bir proje değil. Kocaeli’ den, Sakarya’dan kalkan bir trenin, bütün liman bağlantılarına uğradığı bir hat olması gerekir. Bu yıllar alacak bir iş. Şuan ki pazarlama stratejimiz şöyle, bunu gündemde tutarken bize bu 20 senelik proje demesinler diye, şöyle bir noktadayız; projenin bir ucu Sakarya son ucu ise Bartın. O zaman projeye etap yapalım dedik. Bir etap oradan buraya gelsin, bir etap Bartın’dan o tarafa gitsin ikisi ortada buluşsun. İlla oradan bu tarafa gelmesi şart değil. Bunu da bize avantaj sağlayan Filyos. Filyos sebebiyle bu bize lazım noktasında ikna etme olasılığımız biraz fazla. Ama o projede Bartın İstasyonu, Saltukova var. Saltukova’ ya kadar tren geliyor, oradan 20 kilometre liman bağlantısı, Bartın’da bir liman var oraya bağlanıyor. Ama Bartın’da bir OSB var, bunu projesini biz Özel İdare olarak yaptık. Çünkü o projede kılçık hat yoktu. Onu da Özel İdare’ye yaptırdık. Çevreyolu ve demiryolu çok önemli. Bugün demiryolu ve denizyolunun tercih edilme sebebi maliyettir. Bir gemi 45 günde gidiyor, burada Uluslararası ticarette maliyetin düşük olması lazım.

“Fiyos’u mutlaka Bartın’a entegre edeceğiz”

Bartın Üniversitesi’nin lojistik konusunda 4. senesi. Buraya insan lazım, yol lazım, ev lazım, hastane lazım, okul lazım. Yani buraya gelen insanları cezp edecek bir şeyler lazım. Bence Bartın’ın butik yapısı desteklendiği zaman eksiklerin tamamlanmasıyla olacaktır. İnsanlar akşama kadar stres altında çalıştıktan sonra evlerine gelip o güzel koy manzarasıyla dinlenebilir. Bunu mutlaka Bartın’a entegre edeceğiz başka hal çaresi yok.”

“Bartın’da birçok yerde saya üretiliyor”

Bir gazetecinin Vali Güner’e “Az önce bahsettiniz OSB’ye gidip Teklas2ın İstanbul’da üretim firması var. Bu sistemi nasıl kurdunuz. İstanbul’a gidip buraya oradaki insanları davet etmek, normal şartlarda bürokrasinin çok uğraşacağı işler değil gibi geliyor.” Sorusu üzerine şöyle cevap verdi; Kümelenelim istedik, kümelenmenin en büyük çıktısı maliyetleri düşürmek ve bir firmada yatırım yaparken maliye hesabı yapılır. Birinci anlayışımız şu oldu. O heyetle otururken şunu konuştuk, iki şeye karar verdik. Birincisi kümelenmeye karar verdik. Düşük maliyet yatırımın en büyük teşvik edicisidir. Şöyle oldu bu insanlarla temas ettik, dedik ki ‘siz bu malı nereden alıyorsunuz’ siz bunları buraya teşvik etseniz. Onların söylemesi ile bizi söylememiz aynı olmuyor. Bizim İstanbul seyahatlerimiz fazlalaştı bu dönem. Bizim şu an da görünmeyen işlerimizden biri sayacılık. Saya anlamında Bartın’da birçok yerde saya üretiliyor. OSB’nin İnovasyon Merkezinde bir atölye var. İstanbul’a gelip gittikçe gördük ki orada sayacılar sıkışmışlar, kira da ise çok artış var. Oradan çıkmak için yer arıyorlardı. Buraya davet ettik. OSB’de yatırım kararı verirken şuna kanat ettik. Bir prensip koyalım ortaya bu prensibi de Cumhurbaşkanımızın vizyon içerisinde olsun. Cumhurbaşkanlığı yatırım ofisleri var. Onlar ile yaptığımız istişarelerde, OSB’deki yatırımlardan hareket ettik Biz mülk yatırımcısı değiliz, ama yatırımcılar gelip burada yatırım yapmak istedikleri zaman onlara ruhsat verecek altyapıyı bizlerin yapması lazım. Kendiliğinden gelişecektir bunlar. Örneğin OSB’ye  5 fabrika yapılırsa ve bunlara TPAO tabelası asılırsa illaki bunların yancıları da olur” şeklinde cevapladı.

 

 

 

 

 

 

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN